Toprak uyandı bak, kökler sarıldı,
Karanlık geceye ateş yakıldı.
Demiri dövdük biz örsün üstünde,
Korkuyu bıraktık dünün içinde.
Duyuyor musun dağların sesini,
Hissediyor musun kurdun nefesini?
Demir ve kemik, geriye kalan.
Rüzgârla gelen, fırtınayla yalan.
Yanıyor içimiz, sönmez bu ateş,
Gökyüzü şahidim, doğmuyor güneş.
Yolumuz uzundur, izimiz derin,
Ruhunu rüzgâra korkmadan verin.
Zincirler kırılır, bilekler özgür,
Av değil avcıyız, gerçeği budur.
Gözünü aç artık, uyan uykudan,
Bir nehir akıyor kızıl korkudan.
Demir ve kemik, geriye kalan.
Rüzgârla gelen, fırtınayla yalan.
Yanıyor içimiz, sönmez bu ateş,
Gökyüzü şahidim, doğmuyor güneş.
Gök girsin, kızıl çıksın,
Dursun zaman, dönsün devran.
Ateşten doğan bu yürek,
Kül olsa da yeniden yanar.
Demir ve kemik, geriye kalan.
Rüzgârla gelen, fırtınayla yalan.
Yanıyor içimiz, sönmez bu ateş,
Gökyüzü şahidim, doğmuyor güneş.
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 00:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!