Çölde kaldım bir akşamüstü,
Güneş yaralı bir gül gibi battı içime.
Ney sustu sandım,
Meğer susmak da bir makam imiş
Aşkın nihaventinde.
Bir sevda düştü payıma,
Kolay değildi taşıması;
Ferdi bir yalnızlık gibi
Omzuma çöktü,
Aşk bahçesinin gülleri bir sabırla
İçimde büyüdü.
Dediler ki: “Geçer.”
Oysa bazı şeyler geçmez,
Derinleşir.
Ümit dediler,
Ben onu beklemek sanırdım;
Meğer umut,
Kavuşmadan da sevebilmekmiş.
Gül verdim kalbime,
Dikenini de kabul ederek.
Sevda dedikleri
Bir tür razı oluşmuş,
Yaraya bile “Hoş geldin” demekmiş.
Ney çaldı gecelerce,
Her nota bir hatıra,
Her inilti bir dua oldu.
Çöl sandığım yer
Meğer bir mektepmiş;
Susuzluk,
Hakka secde etmeyi öğretirmiş.
Sevdim,
Ama sahip olmak için değil.
Yandım,
Ama yakmak için değil.
Bu aşk bana şunu öğretti:
Bazı sevdalar
Nikâhla değil,
İnsanı adam eden sabırla tamamlanır.
Gül hâlâ açıyor içimde,
Ney hâlâ ağlıyor.
Ben hâlâ yoldayım.
Belki kavuşurum,
Belki kavuşmam.
Ama bilirim ki:
Aşkı bu kadar ciddiye alan
Bir kalp
Boşa yaratılmamıştır.
Ve çöl,
Bir gün mutlaka
Ya gül verir
Ya da
Seni güle çevirir.
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 10:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!