Ölümü toprağa gömdüm de geldim,
Cehennemde yanmaya,
Cenneti hak etmiştim oysa,
Seni sevdim de vazgeçtim,
Cehennemlik suçumsun benim.
Üşümüştü gece,
Yıldızlar üşümüştü,
Titredim
Ama üşümekten değildi titreyişim,
Ölüm kadar soğuktu sensizlik,
Çok özledim
Ve kahpelerin en vazgeçilmezi
Pusudaydı hayat,
Düştü gözlerim önce,
Sonra yüreğim...
Bir hain bakışa,
Bir tatlı gülümseyişe aldanıp,
Zamanın sarhoşluğunda,
Yitirip dengemi savruldum,
Hayatın engin boşluğunda,
Öyle bir yere düştüm ki
Yasak burada,
Acıkmak, susamak bile
Şu otobüs durakları,
Kadınlara hiç benzemezler,
Öfkelenmezler, sıkılmazlar,
Şikayet etmezler...
Gün 24 saat beklerler,
Hani kadınlardan daha vefalıdırlar!
Seviyorum seni
Lanet eder gibi ve korkakça
Seviyorum ve susuyorum sorumsuzca
Bu susmak mı?
Daha çok bir yıkım,
Bir kayboluş belkide,
Kara kara bulutlar kaplar içimi,
Geceme düşen ayışığı işlemez yüreğime,
Şimdi Iraklı çocukların kaderi
Kanla yazılır küçücük bedenlerine
Çünkü böyle buyurdu puştun birisi
Gözlerinde dehşeti okurum,
Arkadaşım, canım kardeşim
Sözümüz vardı daha
Eskişehir'e gidecektik birlikte
Üniversiteyi gezecektik önce
Sonra çarşıya inecektik
Her zamanki yoldan
Bu sana sunduğum son kurban,
Kocamış şehir,
Sus ve göm maviliğine,
Kus kinini tenime,
Kus içinde kalan ne varsa,
Durma,
Seviyorum seni,
Tutulur dilim söyleyemem,
Suskunluğum şiir olur,
Yüreğime kazınır,
Aşklar da solar mı sevgilim çiçekler gibi?
Acıtırlar mı yüreğimi hep şiirler gibi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!