Usulca süzülen bir gölge
Sessiz sakin sanki bir hayalet
Sarı güle sevdalı ayrılmayı istemez
Ama sarı gül ayrılıktır bunu bilmez
Hisseder gelişini kaderden ayrılır o an
Gözlerinde kendimi görüyorum
Ya ben senin gözünde çok değerliyim
Ya da gözlerin fazla yalancı ve sahtekâr
Yok, kızım yok git işine ben sana göre değilim
Çatık kaşlarla bakma bana
Günışığı yansıyor yağmur damlalarına yakamoz misali
Koridorlar yine bulut yutmuş olmalı
Ne yaşıyor yazı ne de baharı
Kuşlarda da cırtlak bir ses
Galiba tutmuşlar koridorların yasını
Yarasa mı sanırsın kendini yoksa baykuş mu?
Daha şafak bile sökmedi işin mi yok senin a uyuz kuş!
Geceler serçeler için pek tekin değil
Git yat ne olursun
Git ve bırak gece hayatını
Bu mu olacaktı halim
Hani yuvarlanan taş yosun tutmazdı
Kazdığım temel de mezarım olmaz mı!
Ah ah
Bu mekanın pencereleri bile telli
Toprağında tanıdım kendimi
Damarlarımda dolaşan kanda bile bir parçan var
Yıllarca beni sıcak bağrına bastın
Ama artık gidiyorum Diyar
Yanan bağrımı sularınla serinlettin
Gönül bir Molotof gibidir.
Bir şişeye sıkıştırılmış duygular bir kıvılcımla fitillenince, basınç yapar patlar,
Kendisini, çehresini ve her şeyi kül eder.
Bazı insanlar cinnet geçirir, bazıları delirir, bazıları da kilit vurulmuş dillerini uğraştığı sanata döküverir.
Bazen bu bile insana acı verir.
Zira duygularla yoğrulmuş,
Sessiz sakin bir gün
Karanlıklar içinden bir ışığın belirğinlenişi
Mutluluk kapıları sonuna kadar açık
Çıkacak güzelliğin karşısında divan
Çıkan açık kahverengi gözler
İlkbahar gelmiş kuşlar cıvıldıyor
Güneşte kırılan yağmur damlaları
Çiçeklere aşk musikilerini mırıldanıyor
Fakat bizim kartal oturmuş ağlıyor
Uçar gibi ayaklanır, tüm sarı gülleri koparır
Huzursuzdur istanbul
Geceleri trafikten bunalan araçlar öndekine bağırmakla yetinir
Akşam olmaz bir türlü bu şehirde
Ve sokakta ya çöpleri karıştırır kediler
Ya da yollarda boydan boya uzanır gebeye benzer
Lakin kısırlaştırılmış köpekler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!