Aşk Yok Olmaktır Şiiri - Afşin Dualı

Afşin Dualı
1588

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Aşk Yok Olmaktır

​Bir fani çehreye düştü nazarım,
Gönül bir meçhulün peşinde bîzar.
Karanlık kuyuda derin mezarım,
Ruhumda amansız bir fırtına var.

​Siyah zülüflerin bendine düştüm,
Gözyaşım deryada bir damla nişan.
Kendi ateşimde kavrulup piştim,
Oldu perişanlık halime şayan.

​Hasretin zehriyle doldu bu kadeh,
Şu fani âlemde her yanım zindan.
Ruhumu kuşatmış bir ağır keder,
Vuslatı beklerken bitti bu canan.

​Leyla’nın izinde kayboldu râhım,
Bir serap uğruna tükendi ömür.
Göklere yükseldi feryâdım, ahım,
Kalbimde taşınan sanki bir kömür.

​Gülün dikeniyle kanadı bağrım,
Cihan dar geliyor, nefesim dârda.
Duyulmaz kimseden tek bir cevabım,
Mahsur kaldı gönlüm o soğuk karda.

​Vefasız bir elden aldım yaramı,
Hüznün kucağında bitti takatim.
Bulamadım derdin asıl çaramı,
Geçici bir aşka yandı saatim.

​Sükûtun içinde çığlıklar gizli,
Hicranın yükünü çekemez omuz.
Yollar engebeli, yollar pürüzlü,
Kaldım bu sahrada tek ve lüzumsuz.

​"Yok olmak" diyorlar bu işin sonu,
Erimeli benlik, bitmeli bu "ben".
Değişsin artık şu ömrün oyunun,
Ruhum azat olsun fani gölgeden.

​Bir anlık parıltı söndü nihayet,
Gözümden dökülen yaşlar duruldu.
Kalbe nüzul etti gizli bir ayet,
Aşkın asıl yeri şimdi kuruldu.

​Mecnun’u çöllere düşüren o nur,
Bir fani yüzden mi doğardı sandın?
Gönül aynasına inince huzur,
Kendi yalanında nasıl da yandın?

​Şimdi tecelli etti o şems-i hakikat,
Masivadan koptu bütün bağlarım.
Manevi iklimde buldum bir kanat,
Hakk’ın kapısında şimdi ağlarım.

​Zikr-i daim ile dindi fırtına,
Gönül hanesine doldu bir ferah.
Yükledim derdimi aşkın sırtına,
Aydınlandı birden bütün bu siyah.

​Katre idim, umman özlemi sardı,
Varlık davasından geçtim elhamdülillah.
Aradığım meğer içimde vardı,
Lâ ilâhe illâ hû, tek olan Allah.

​Farsça bir nağmeyle inledi neyzen,
"Fenâfillah" makamı en yüce durak.
Uzaklaştı ruhum nefs-i levvâmeden,
Kaldı gerilerde her tür tefrik.

​Muhabbet meyinden içince kanık,
Cümle eşya söyler O’nun adını.
Kalp artık uyanık, ruhum uyanık,
Alıyorum aşkın saf muradını.

​Terk ettim dünyayı, buldum bekâyı,
Yoklukta var olan sırra ulaştım.
Sildim hayalimden her bir dâvâyı,
Huzur deryasında coştum, dolaştım.

​Mestane bir halde dönerken devran,
Sırr-ı vahdet ile doldu her hücrem.
Seyreyler gözlerim, muhteşem seyran,
Kandil-i nur oldu artık her gecem.

​Aşk yok olmakmış, anladım şimdi,
Benliğin külünden doğarmış Anka.
Gönlümün sahibi o ezelîydi,
Ermişim sonunda nurlu bir şafağa.

​Ne keder, ne hüzün, ne de bir elem,
Dost’un cemaliyle her yanım pür-nur.
Yazamaz vasfını hiçbir bir kalem,
Böyle bir devlette sonsuzdur huzur.

​Son nefes gelince, vuslat anıdır,
Yoklukta var olan aşkın kendisi.
Bu can ki Sultan’ın bir ihsanıdır,
Dinsin artık mülkün fani sesi.

Afşin Dualı
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 07:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!