Önemli değil...
Mutluluğu anlatsana ey şair, nerededir yeri
Dar gelen Dünya'yı ben, geçmeyen geceleri
Gökyüzünü anlat, denizi, kumu ve maviyi
Kara toprağı ben, gözyaşı, keder ve griyi
Neşeli günlerden haber ver, pek mi yakın
Çaresiz günlerden bi haber, gemileri yakın
Söylesene ey şair, nasıl baktın önüne
Demir attım ki kebir, o gittiğin güne
Bilmem sen söyle, inanılır mı imkansıza
Her gece yükselir eller, semada kapınıza
Dedim ya sen söyle, nasıl bakarım önüme
Bir an aklımdan çıksan, göz kırparım ölüme...
Senden kalan ne varsa kaybediyorum.
Mutlu olduğumuz günlere olan özlemi, yaşadığımız onca hikayeyi, anıyı...
Bende bıraktığın boşluğu, o boşluğun yarattığı acıyı...
En kötüsü de seni kaybediyor gibiyim, şairin "artık gelsende bir, gelmesen de" dediği yerdeyim.
Bir şeyi biliyorum, ilk defa kendime verdiğim sözü bozup sadece sana istisna bir yer açmıştım bende, o yer artık yok ve o istisnaya değecek kimsede yok.
Şuan tek istediğim, kapanan yaranın iziyle gözlerimi sonsuzluğa yummak, çünkü bazı vefasızlıklar yapana değil, kendi yüreğine yazılır ve o yazı çoktan silindi...
Sıcak bir akşamda, sessizliğin soğuğunda
Dolunayın ışığında ki, gecenin karanlığında
Buruk yüreğimden gelen imkansız duamda
Titreyerek istedim bir solukta ölmeyi
Gözyaşıyla ıslandım, bin Âh ile ürperdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!