Uyanırsın bir sabah, hiç umut etmeyerek;
O gün piyangoyu kazanırsın.
Ne zaman dünyaya düşkün olursan,
Hep elin boş dönersin.
Dünya işi sonsuzdur, bunu görmelisin.
Elinin, yüzünün kırışacağını bilmelisin;
Kırışmayan tek şey yaptığın iyiliklerin,
Verdiğin hediyelerin,
Kocaman gülümseyişin,
İnsanları ve kendini sevişin.
Bunlar yaşlanmaz.
Yağmurun toprağa verdiği berekettir.
Hisset içindeki bereketi.
Artık bahar biter, aralığın düşen son yaprağında.
Olgunluğa geçiştir aralık,
Yağmurlar yağar, yapraklar dökülür;
Çırılçıplak kalır ağaçlar, tarlalar.
Hisset sen de bu çıplaklıktaki özünü.
Dokun içine boşalsın kötülüklerin...
Yağsın bembeyaz saf kar taneleri içine.
Biraz üşüyeceksin; saflığı anlayana kadar.
Belki bir buz kristali olacaksın,
Bir an kendini kıymetli sanacaksın,
Bir güneş ışığında eriyeceksin.
Anlayacaksın hiçliğe dönüşteki yolculuğu.
Çok zahmetlisin aralık;
Kendimi anlama yolculuğumda kocaman adım aralık...
Lütfen kendine kızma sakın,
Allah'ın verdiği en büyük hediyesin aralık.
Bu ayda doğmuş kıymetli arkadaşımsın,
Kabul et bu benden sana bir hediye olsun...
ZT(03.12.09)
Kayıt Tarihi : 14.12.2009 10:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!