Araftayım ben.
Çıkmaza doğru sürüklenen, sonunun ne olacağı bilinmeyen bir araftayım.
Bir yanım cehennem ateşi, bir yanım yok.
Önümde evlatlarım, arkamda yaşadığım ya da yaşayamadığım, yaşatılmayan hayatım.
Yaşamaya mecbur tutulduğum gençlik, çocukluğum... Yine arafta; yaşamla ölüm arasında geçirdiğim hastane koridorları.
Sağ tarafım neşter, sol tarafım neşterin acısını hissetmeyen kalbim.
Deştiler yaramı.
İşte o günden sonra arafta kalan hayatım... Her defa katlanan acılar var.
“Bitti Elvin,” derken, ardı ardına gelen, koskoca suru devirecek kadar kuvvetli bir darbe daha.
Araftayım ben.
Suçumu bilmem, günahımı bilmem. Bildiğim sadece arafta oluşum.
Kötü değilim belki de, iyi de değilim.
Ama deneniyorsam eğer, çok be olmasın bu kadar eziyet... Bu kadar keder, bu kadar kötü bir kader.
Ben daha ne kadar dayanırım, onu da bilmiyorum.
Belki de insan, en çok kendi içinde kaybolunca kalır arafta.
Ne gidecek bir yolu vardır, ne dönecek bir geçmişi.
Bir tarafında susan çocukluğu, bir tarafında büyümek zorunda kalan kadınlığı...
Ve ben, her defasında biraz daha eksilerek hayata tutunmaya çalışıyorum.
Araftayım ben.
Ne cenneti hak edecek kadar masum, ne cehennemi hak edecek kadar kötü...
Sadece yoruldum.
Bir ömür boyu neden hep benim sınandığımı bilmeden yaşamaktan yoruldum.
Eğer bunun bir imtihanı varsa, Allah'ım...
Ne olur, biraz da nefes almama izin ver.
Çünkü ben artık acıya alışmaktan değil, acının içinde kendimi unutmaktan korkuyorum.
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 21:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!