Aptallık zekâ sorunu değildir,
ahlâk sorunudur.
Aklı askıya almak,
sorgulamaktan vazgeçmek,
hakikatin yükünden kaçmaktır.
Beyin vardır ama kullanılmaz,
çünkü vicdan devre dışıdır.
Bilim bize gösterdi:
İnsan, yanlışını düzeltebilen tek varlıktır.
Ama aptallık,
yanlışa sadakat yemini etmektir.
Deney sonuçlarını inkâr eden,
kanıt yerine inadı seçen,
cehaleti kimlik yapan akıldır.
Mantık der ki:
Bir önerme ya doğrudur ya yanlış.
Aptallık ise
çelişkiyle barış içinde yaşamaktır.
Hem mağdur hem zalim,
hem haklı hem saldırgan olduğunu sanmaktır.
Psikoloji anlatır:
İnsan bilmediğini bilmediğinde
kendini bilge sanır.
Dunning–Kruger’in karanlık aynasında
en çok boş olan,
en çok ses çıkarır.
Çünkü öğrenmek tevazu ister,
aptallık kibirle beslenir.
Sosyoloji söyler:
Aptallık bulaşıcıdır.
Kalabalıkların içinde
akıl değil slogan büyür.
Düşünce yerini aidiyete bırakınca
insan hakikati değil
kendi mahallesini savunur.
Felsefe sorar:
“İyi nedir?”
Aptallık bu sorudan kaçar.
Çünkü iyi olmak emek ister,
kötülük ise düşünmeden yapılır.
Sokrates’in yargılandığı yerde
aptallık alkış tutar.
Sanat gösterir:
Güzeli görmeyen göz
sadece bakar.
Ruhu titretemeyen insan
yaşadığını sanır.
Aptallık estetiği öldürür,
inceliği küçümser,
derinlikle alay eder.
Aptallık;
bilmemek değil,
öğrenmeyi reddetmektir.
Aptallık;
yanlış yapmak değil,
yanlışı savunmaktır.
Aptallık;
karanlıkta kalmak değil,
ışığa sırt dönmektir.
Çünkü akıl
ahlâkla birleşmediğinde
zekâ sadece
daha tehlikeli bir araç olur.
Ve insan
düşünmeyi bıraktığı gün
başkasının kötülüğüne
kendi elleriyle hizmet eder.
Kemal Tekir
Halkın,Hak kın sesi
Kayıt Tarihi : 21.2.2026 23:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!