Sevdiğim
Yokluk perdesinin altında sana sığındım geceleri
Bahara sezdirmedim ağladığımı
Kuşlarsa hiç anlamadılar
Dualardan eksik etmedim hiç yokluğunu
Yüz sürerken ellerime
Hiç saklamadım mahalle delikanlılarından
Seni sevdiğimi
Gülüşlerin hala aynı mı bilmiyorum
Saçların hala güzel
Gözlerin hala derin…
Kim bilir yürüdüğünde
Nasıl da aklını başından alıyorsun şehrin soytarı delikanlılarının
Bir elmanın yarısıydık ya hani
Hani elmayı da çok severdin
Bir manav başında durdurup da kolumdan
İlle de elma derdin
Sevdaya mil çekilmiş gibi ikimizden başkasını görmediğimiz
İstanbul’un ücra köşeleri
Şahitlik etmişti de şarkılar şiirler okumuştuk
Sisten sonu görünmeyen denizin beyazına
Sevdiğim
Hala aynı şarkılar mı çalıyor kulaklarına
Hala günlüklere mi takılıyor melodilerin
O çok sevdiğin yaz akşamlarında
İki kadeh şarapla yıkılıyor musun hala
En sevdiğin meyve değişmedi değil mi?
En sevdiğin kitap hala aynı mı kütüphanede
Tarihten kalma kaldırım taşları
Ve sonu itfaiye binasına çıkan uzun ve taş evler döşeli sokağınızda
Bir de mahalle bakkalının her girişimde kapının sesine uyanışları hafızamda
Apartmanın kapısında göz göze gelişlerimizin kurgusu zile basmadan
Ah bir de heyecanı ellerinin
Kayıt Tarihi : 6.11.2017 19:40:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!