zamana yayılmış bir çığlık duyulur anaların öfke ve şefkat dolu yüreklerinden,külliyeler ve manastırlar şahitlik eder kadim din ve kültürler ile,
habire acı yoğururlar yüreklerinden insanlığın olağan sessizliğine ve bir hawar kopar ağızdan edi bese diye,işte o an utanır adamlar iradelerine benzin dökerler yanmaz ana yüreği gibi,
utanırlar,utanırız...
bir buram utamı bir kaşık ile yüzlerine sürerler unutmamamk için utançlarını...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta