Anız kokan o uçsuz bucaksız, tarihin mirası topraklarında,
Nadastaki tarlalar beklemekte gelecek yılın bereketini.
Ağır aksak geçen soğuk günler bitmek bilmez kahve köşelerinde,
Dağlarının tepelerindeki bulutlar raksederek süzülürken.
Ormanlar, bozkırlar, sular, kumsallar; hepsi dağılmış bir taraflara...
Limon ve portakal ağaçları kıskanırlar buğday tarlalarını,
Uzayıp giden yolların birer bıçak misali kesip ayırdığı.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta