?"Cismim 1996 eylülde, dünya sürgününe gözünü açsa da, ruhum hakikate geç uyanmış bir gariptir. Ne şairlik iddiasındayım ne de bir pâye peşinde... Kesret pazarında kendini arayan, acziyetini sermaye bilen, 'Ben bir hiçim' diyerek Yâ Vedûd’un aşkına sığınmış bir nâs’ım. Kelamım O'nu anlatmaya yetmez, kalemim ancak aczimi yazar."
Ey günaha dalan kul... Uyan derin "uykudan",
Haberin var mı söyle... O korkunç, kör "kuyudan"?
Sanma ki bu ten rahat... İpek döşekte "kalır",
Gün gelir o narin... Bedeni ateş "alır".
Ayette buyurdu Hak... Dinle, aklın "şaşmasın",
Mizan terazisinde... Kimse haddi "aşmasın".
Ey Vahdet’i bırakıp, kesrette boğulan can!
Hakk’tan gayrı ne varsa, hepsi fânidir, yalan.
Ezelde "Belâ" dedin, o sözden nasıl caydın?
NÛr gibi Hak varken, muma kul olup kaydın.
Nefsin hevâsı puttur, gizli şirktir bilmezsin,
Bâki olan dururken, fâniye mi gülersin?
Ey nefs... Söyle! Allah’tan yüce varlık var mıdır?
Kudretiyle cihânı kuşatan... O Rabb'mıdır?
O’dur mülkün Sahibi... Her şeye Hükümdar O.
İlmi her şeyi tutmuş... Ezelî pâyidar O.
Her şey O’nun ilmindedir... O’ndan gayrı âlim yok.
Ey mağrur yolcu... Dinle! Ses verir o kara toprak,
Düşünce taze bedene... Kurur daldaki her yaprak.
Sanma ki bâki kalır... Sana verilen şu mühlet,
Gözünü kör eylemiş... İçtiğin şerbet-i gaflet.
Gönül beytine doldurdun... Şehveti, şöhreti, pulu,
Unuttun seni yaratan... O Azîm ve Kâdir yolu.
Sanma ki boşunadır bu çile, bu imtihan,
Sabrın sonu Allah rızâsı, şâhit ol buna Cân!
İşliyor bak saatin, tükeniyor bu zaman,
O Azîz Divan’da titrerken cümle cihan;
Değmez mi bu mihnete, ucunda vuslat varsa?
Kazanır sabredenler, mükâfatı Hak lütfederse!
Kuruldu ulu mizan... Tartıldı cümle "amel",
Defter sol yandan geldi... Yıkıldı her bir emel.
Eyvah ki bahtım kara... Yüzüm benzer geceye,
Dilim dönmez oldu hiç... O tek bir heceye.
Titrerim rüzgarında... Misal-i kuru yaprak,
Beni yutsa razıyım... Şu ayak altı toprak!
Ey gönül vîrânemde, köz olup yanan o Nâr!
Beni bu muhabbetten, etme sakın ha bî-zâr.
Sensiz "yok"um bu halkın, şu kesret pazarında,
Büktüm boynumu Sana, eylemem hâşâ küfr-ü inkâr.
Hem hatâmda hem sevincimde Sana ettim niyâz
Lal olsa da bu dilim,Kan ağlar Efkâr!
Yemin olsun bu asıra... Ve tükenen "zamana",
Bir hastalık bulaşmış... En hakiki "imana".
Görürsün hakikati... Lakin nefis "istemez",
Çoğunluk böyle derken... Kimse Hakk'ı "dinlemez".
"Herkes böyle yapıyor"... Diye uyma "çoğunluğa",
Bile bile atlama... Dibi olmayan o "kuyuya".




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!