Ey Mevlam!
Ey mevlam! İçimde sis
Kaplamış yüreğimi is.
Bana zulmeden nefis,
Sana kavuşmama mani.
Kurşun yarası duvardan
bakarken şehre
demir balyozlu bir adam
sokak sokak dolaşır.
yitik bir aşk peşinden.
indirir balyozunu;
Biri olma ya da birine ait olma eğilimini gösteren özgürlüğün sınırlandırılmış biçimi olarak tanımlanabilen gölgede özgürlük.
Günümüz hayat koşollarında karşımıza çıkmakta. bu kavram insanımızı edilgen durumua düşürülerek başkasının üzerinde dilediği gibi renk dökme fırsatını doğurur.
Bu renk dökme kişinin kendi gölgesinde bıraktığı kişiyi ileride her türlü oyunu sergilemeyi kendisine uygun bulur.Gölgede kalan kişi ise kendi olmayı reddedip gölgeye ait olma özgürlüğünü kazanır ve aynı zamanda beşeriyetini gölgesinde kaldığı kişi adına kullanmak zorunda kalır.
Kişi her türlü eylemi gölge adına yaşar ve ait olduğu grup üyelerini de bu yöne doğru sevk eder. kişi gölgesinin altında yaşadığı insanın,özgürlüğüyle özgürdür. ve özgürlüğünü de onun adına kullanır. peki başkasının gölgesi altında kalan kişinin renk dökme becerisi tecelli bulur mu? ya da bulsa da ne kadar devam eder?
ÖYLE BİR YAR
Öyle bir yar isterim ki,
Güzellikte güneşe,
Yüreğindeki eşe,
Herkese versin neşe.
Kırık bir ışık kapıda belirdi.
Solgun ve sarımsı bir toz rengiyle,
İçime yansıdı.
Yine özgürsün sarı çocuk!
Diye haykırdı.
Kimlik Katili
Gizli öldürme dedikleri,
Zifiri karanlıklarda
İğne arayanlar.
Umutlar uçuşur gökyüzünde,
bulutların ardına
ve güneşin sevecenliğine
kendini bırakır.
bir yudum su isteyişine.
içer...içer...ama duyamaz
Kuluçkaya Aşkın
umutlar bahara
sevdalar yarına
kalır mı insan?
başka zamana.
Hey çoban! sana söylemedim mi?
Çayırlar tükendiği zaman
Gün olur yeniden yeşerir.
Karanlık çöktüğü zaman
Fenerler yine yanacak
Ortalıklarda dolaşan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!