Hakikat bağına girenler bilir,
Cennet dedikleri güldedir Ali.
Emeği mukaddes sayanlar bilir,
Alın teri döken koldadır Ali.
Kırkların ceminde sırlar açıldı,
İlim kapısından nurlar saçıldı.
Zulmün karanlığı onla geçildi,
Mürşidi kâmil olan dildedir Ali.
Horasan ilinden bir nişan geldi,
Hünkâr Hacı Bektaş, o ulu şandı.
Aslanla ceylanı kucağa aldı,
Vahdet-i vücutla candadır Ali.
Makalat’tan geçip gelmeyen bilmez,
Edep erkan nedir, sormayan gülmez.
Bu kapıdan giren bir daha ölmez,
İnsanlık mülkünde beyandır Ali
Şah-ı Merdan yolu, adalet yolu,
Daima uzanır bir yetim kolu.
Gönül kâbesidir sevgiyle dolu,
Hakikat katında kutlu yoldur Ali
Ne taçta ne tahtta, ne de sarayda,
Bir lokma ekmekte, sönmez közdedir.
Güneşte aranmaz, ne yıldız ayda,
Kalemsiz’im, dürüst sözdedir Ali
Kayıt Tarihi : 11.1.2026 04:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!