Ne kadar büyük çorap,
İki ayak sığar,
buna demiştim.
gri renkli çoraplarımı
Seyyar satıcıdan alırken,
Biliyorumki bu kalem benim,
Onu tutan elde benim.
Akılda benim, fikirde benim...
Öyleyse canım ne isterse
Yazarım arkadaş..
Bursa 2003
Herkes satar bir şeyini,
Malını mülkünü, fabrikada alınterini,
Pazarda domates, soğanını.
Ve çaresizler umudunu,
Fahişeler bedenini.
BENİM GECEM
Benimmi bu hüzünler
Bu gece karanlığı banamı ait
Şu sokak lambası,
karnı aç tekir kedi.
Bir seher vakti,
Sabahın altısı.
Az önce ezanlar okundu,
Pencerelerde ışıklar yandı.
Perdeler açıldı.
Bitti yaz.
Devretmek üzere sonbahara
görevini
Küçük serçe hazırlıyor karakışa
Kabartmış tüylerini.
bu son leylek kafilesi.
Yazmak istemiyorum,
Düşünmek hiç istemiyorum
Bir bıkkınlık var üstümde
Yorulmuşum.
Ben bir yaşam kaçkını,
Hırçın kentin sokaklarında
Hani demiştim’ya sana
Bu gece bu kahır öldürmezse beni
Başka kahır dokunmaz bana…
Dokunuyormuş,
Hatta bazı kahırlar
Uzaklara gittim birkaç günlüğüne.
Evden uzak bir geziye.
Kitaplarımdan, resimlerimden uzak.
Dört gün sonra geldim.
Daha kapıyı açmadan,
Anahtarın tıkırtısından hepsi ayakta.
Biliyorsun dağınık bir adamım ben.
Biliyorum derler toplar
Yeniden yaşama kavuşturusun beni.
Beni bekleyişler yıprattı.
Hep aynı sonla buluşmalar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!