Bir adım geri iki adım ileri
Savaştılar
Biçare kaldılar iki kemik bir deri
Sağanak yağmurun altında
Yürünen yollar çıktı hep geri
Çağırıyor kendine kainat
Uçmak istiyorum sonsuzluğa
Kanatlarım kırık, halim berbat
Gömülüyorum karanlığa
Kalbim yangın yeri, kopuyor içimde fırtına
Gördüklerim, duyduklarım, yabancıyım ben bu yola
Ruhum kayıyor bedenimden, varmak istiyorum O'na
Ne gelir ki elimden ?
Var ile yok arasında
Vuslata yana yana...
Tepinen fillerin arasında açan :
nadide bir çiçek bir manolya...
Zarifliğine söz yok, anlaşılır kokusundan
Açtı kargaşanın ortasında kalbini
ürküttü, aldığı her darbe insanlardan
üstü başı kirlendi, o güzelim kokusu gitti
Karşıma aldım sessizliği
Dertleşiyoruz yıllardır
Anlatıyorum ona her şeyi
İşin tuhaf yanını biliyor musun ?
O da sustu, herkes gibi
Artık alıştık birbirimize
Kapanır, yüzüne kilitli kapılar
Kapanır, birden akşamsefası
Günler gelip geçer
Kanarsın
Söylenecek söz biter
Kaçsam gitsem dağların ardına
Hain nefsim bulur mu orada da
Dağlar yakın, ben razıyım uzağa
Söyle dayı mümkün mü kavuşma ?
Kabulüm hatam çok, yaralıyım
Kar yağıyor hislerimin üstüne
Gel çıkar bu dipsiz kuyudan
Oldum yalnızlıkla kardeş
Feryadım sana
Soğuktan üşüyen gönlümü
Isıtan güneş
Kalbim eriyor yalnızlıktan hissediyorum
Görüyorum
Tutacak bir elin dahi olmadığını
Dönüp bakıyorum
Elimde ne var?
Sessizce bağırıyorum
Gedalara lütuf sultanlara yaraşır
Kölelerin aklı bir nazarla karışır
Dileğim, Cemalinle gözlerim barışır
Ver Sultanım ver fakir gönlüm alışır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!