Bir yaradır içimde
Bir kandırmacadır oynadığım
Durup karşında bakma güldüğüme
Dudaklarımdaki tebessüm aldatmasın seni
Bir yaradır içimde
Yoksun
Sensizlik ne demek bilmeden
Ve duymadan acının hiç bir halini
Ya da umursamadan aşkın vebalini
Kaybolmuşken ıssızlığında kara sevdanın, ben, bir tek sana vardım
Sevgimdin, görmedi kimseyi gözüm, kaçıp dünyadan sana vardım
Sıcacık bir tebesssüm belirdi dudağının kenarında
Takılıp kalmışken gözlerim sendeki bakışa
Dalıp gittiğin bir andı önce duruşun
Sonra farkına vardın benim ve bendeki bakışın
Aşk dedikleri
Aklıma bazan olur olmaz şüpheler takılmıyor değil
Nereye gittiğini merak ediyorum kimi zaman
Yanında duyduğum sesleri
Sonra uykumda sıçradığım anları
Geçmişte kaldı hepsi şimdi
Bir anı oldu çoktan
Şimdi dinle güzel kadın. Söylemek istediğim birkaç şey var ve ben, sen dinlerken, konuşmayı çok seviyorum. Beni anladığını görmekten daha güzeli yok galiba. Ama aklıma takılır bazen ve acaba derim kendi kendime; Ben seni anlıyor muyum? Ve işte tam da bu sözlerin üzerine dalıp gidiyor insan kendi içine. Ve düşününce hani o tarihi soru var ya o geliyor akla. Kadınlar ne ister? Denir ya hani, ben bunun bir adım daha anlamlısını merak ediyor, kadınların ne istediğini anlamayanlar olarak bir kere daha kendime ve kendim gibilerine şaşıyorum.
Biz erkek milleti diye başlayan pek çok yazı yazılmış, sözler söylenmiş ve çoklukla kendimizi size şikayet etmişliğimiz olmuştur.
Ve ne gariptir ki kusuru olanın kendini mazluma şikayetinden sonra hiç bir şey olmamış gibi ve herhangi bir değişiklik yapmadan ya da bir evrim geçirmeden aynen devamı da sadece bize has bir durumdur.
Hani bir de hep söylenilen bir şey vardır; Aslında kadın erkekten daha güçlüdür diye. Bu, hatalarımızı kapatmak adına büyük bir uydurmadır aslında. Ki güçlü olan kadındır evet eğer ki olay katlanmaksa. Evet kadın daha güçlüdür sadık kalmada. Ve tabii ki kadın güçlüdür daha az ile daha çok şey yapmakta. Farkında mısın bütün bu güçlülük meziyetleri erkeğin eksikliğinin giderilmesiyle alakalı. Oysa duydun mu hiç, bir erkeğin kadının daha zeki olduğunu söylediğini. Ve görülmüş müdür ki karar vermesi gerekenin kadın olduğunu söyleyen bir serseri. Ve demokrasilerde bile uygulamaya geldiğinde kadınların en son vagona sıkış tıkış ve zor zahmet bindiğini
Ne gördümse sendendi ilki hayatımın
İlk kez aşkı görmekte buna dahil
İhanete uğramak da
Senden aldıklarımın yanında
Seni unutmaya başladığım anda farkettim ben
Geride bıraktığımızın adıydı dün. Unuttum dediğimizin ve bazen saklandığımızın adı. Düşünmekten korktuğumuzdu. Düşlerde bile uğramaya çekindiğimiz ve aslında özlemeye cesaret edemediğimizin adıydı. Çoklukla yarım kaldığımız, yarım bırakıldığımız ya da yarısında kaçtığımızın adıydı. Ve şeklini, ve içindekini, ve bize kattığını tarif edemediğimiz dünyamızdaki, en güzel, en alamlı bakışların sahibiydi dün. Ve o güzel gözlerden süzülmüş iki damlayla ortaya çıkan, kokusu anlatılmayacak kadar güzel çiçeklerden derme rengarenk gökkuşağımızdı.....
Gölgelere hükmeden karartıydı bazen. Korkutandı. Kalbimizde açılmış gediklerdi biraz da ve oradan sızıp, kiminde üşüten, kiminde ateşlere atıp yakan kaçak duygularımızdı. Onun adıydı dün ve sendin onunla beraber her gün. İsimdik sadece bazen. Bazen, çok zaman tutulmaya korkulan ya da hak etmediğimiz söylenmiş ve kaderi kabullenmişliğimizden de öte dilekler olduk. Sormadan ve bakmadan kendimize evet dediğimiz ama aslında evet derken kendimizi reddettiğimiz, ya saklılarımız ya da yasaklılarımızdı.
Evden çıktığım bir gündü. Sokağın başından her yanı gördüğüm bir gün. Ufkun, önümde düz bir ova gibi uzandığı ve sanki bir adımda dünyanın öbür ucuna gidebileceğim hissini uyandıran, kanatlanmış bir ruh haliydi. Uç uç böceğinin elimizin içinde dolanışı ve sonra; Hadi, hadi uç diye tutturduğumuzdu. Ama yine de parmak ucumuza vardığında hüzünlendiğimiz, gidecek olmasının, geri gelmeyecekler listesine eklenenleri hatırlatmasıydı. Köşeyi dönüşümüzle hayatın yepyeni bir yöne aktığını gördüğümüz anlarımızdı bazen sokağın sonu. Evin gözden kaybolduğu andaki çıplaklığımız ve savunmasızlığımızdı biraz da. Sadece bizde olan koca dünya savaşımızın, en şiddetli çarpışmalarının tam ortasıydı kimi zaman ve kimi zaman, barış görüşmelerindeki arabulucumuzduk. Gözlerde kocaman özlemle salladığımızdı bayrağımız, hem beyazdı bizimki de….
Bir sıcak iklimdir Ankara, duman altı sokakların arasında kaybolmadan yaşayan gençlik heveslerimde
Bir kör kuyunun dibinde ışıktır Ankara, inadına tuttuğum dileğimde
Ve bir başka güzeldir Ankara senden doğmuş sevda sözlerinin vaadkar büyüsünde
Beni Ankara'dan uzak koyma, beni sensiz zamanlarda bırakıp
Beni Ankara'dan ayrı koyma
Beni senli olandan
...çalmıyor telefon
...saklanmıyor ardına bir ses
...koca ormandı Sevgi düne değin
...bir dal bir fidan kalmadı terketti nefes
...kesik soluğun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!