dağ rüzgârı gibi esiyor adın,
kulağımda değil, ciğerimin ucunda.
hasretin,
iğde kokulu bir ikindinin
dudaklarıma değip geçmeyişi gibi…
seni öyle özledim ki,
sürgündeyim kendim de
ve her sabah,
bir zeytin dalı gibi titriyorum
annemin gözlerinde,
sensizliği görünce.
yalnızlık…
yalnızlık değil artık bu,
taammüden bir susuş gibi,
cezaevi duvarlarına anlatılan
kanlı bir şiir gibi.
adını anınca değil,
unutur gibi yapınca canım yanıyor en çok.
o yüzden kalbimde tutuyorum.
sert bakışlı adamlar
merhameti üzerlerine giyince
kardeş olur, baba olur, abi olur, dünyaya…
zaten bu da senin planın değil mi Allah’ım?
zira nasıl öldürülürdü kötülük,
eğer kalbinde merhamet taşıyanlar
susup da kenarda dursaydı?
anlasana,
ben seni,
bir halk gibi,
bir ülke gibi,
bir anne gibi,
bir ömür gibi özledim...
yokluğunun bıraktığı
tenimdeki mayın yaralarıyla.
sahi…
kaç mevsim geçti üzerinden,
boynumda başını bulmayalı?
ve... ablaların ablası deyişlerini duymayalı.
Huri Çalışkan
Kayıt Tarihi : 18.8.2025 17:43:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
zira nasıl öldürülürdü kötülük...
Rahmet dileklerimle
teşekkür ederim, Yaradan her birimizi çok sevsin, kalbimle
esasında eklemeyi unuttuğum diğer konu ise, kaleminde ki her dokuyu çok sevdiğim.
bilirim, içinde ki hüzün satırlarına akar, sanki yazdıkça daha az acıyacağını sanırcasına.
velhasıl kalemin hüznün mürekkebine çok dalmasın isterim, çünkü senin her yazını okumak güzel ancak o acının rengini gördükçe içim de üzülür, istemem yüreğinin incinmesini, gülümse...
kalbine sakinlik diler, yüreğinden öperim.
derin nefesler alıyoruz ama içine içine batan duyguların gerçek bir tesellisi olmuyor sevgili Özlem… dileğim odur ki, rüyalarında sarılabil, uyandığında kalbine bir parça huzur dolması adına, teşekkür ederim, kalbimle.
TÜM YORUMLAR (10)