Nebî’den emanet, o nurlu sancak,
Eshabın elinde yükseldi ancak,
Küfrün kalesini yıktı yıkacak,
Bu bayrak altında toplandı ocak,
İmanla parlayan bir güneş sönmez.
Fatih’in atıyla şahlanan gurur,
Surları delerken heybetle durur,
Çağ açıp kapatan kutlu bir huzur,
Dünyaya adaleti bayrakla vurur,
Zalimler titrer de, Türk geri dönmez.
Göklerin süsüdür, hilali akça,
Uğruna can verdik biz asırlarca,
Rengini almıştır kandan fütursuzca,
Dalgalan ey rüzgâr, nazlı ve hürce,
Bu vatan toprağı yabancı bilmez.
Akif’in diliyle haykıran destan,
Kurtulur bu millet her bir yeisten,
Korku nedir bilmez, geçer nefesten,
Ayırmasın Mevla bizi bu sesten,
Hakk’ın vaat ettiği vaat silinmez.
Yedi düvel gelse, sarsa her yanı,
Feda eder yiğit, damarda kanı,
Mabedimin göğsü, İslam’ın canı,
Yüceltir bayrağım şanlı vatanı,
Şehidin mirası yerlerde kalmaz.
Garbın afakını sarsa da çelik,
İmanda gizlidir asıl erlik,
Bayrakla sağlandı dirlik ve birlik,
İstemez bu millet başka bir dirlik,
Hür yaşamış ruhu, esaret almaz.
Ufukta parlayan o eşsiz yıldız,
Geceye rehberdir, gündüze yaldız,
Fatih’ten Akif’e biz hep bir kimiz,
Sancağın gölgesi, sönmez ferimiz,
Bu mukaddes sevda asla tükenmez.
Ebedi bekçidir mülke bu al bayrak,
Altında yatanı bekliyor toprak,
Kıyamete kadar dimdik durarak,
Cihana mührünü vurur coşarak,
Müslüman yüreği sensiz sevinmez
Kayıt Tarihi : 14.3.2026 01:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiir yarışması için yazılan bir şiir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!