Ahududu Ninnisi Şiiri - Dengi Naz

Dengi Naz
345

ŞİİR


40

TAKİPÇİ

Ahududu Ninnisi

Aralandı an ve zaman arasındaki lacivert perde,
Maziye girdim tavandaki beyaz kapıdan
...
Sanki,
Yüz arşın attığım her bir adım.
Ya boşlukta asılı
Ya gökten tüy gibi iniyor olmalıyım.
/
Yasemin kokulu bir yerdeyim,
Duvar dibinde bir kız,
Benzer bir hali var halime.
Birine benzeteceğim,
Daha doğmamış birine!

Aze!
Mahzun sırdaşım
Yoksa bu sen misin?
Yüzün,
Saçların,
Tıpkı düşümdeki gibisin.

Çok uzak(zaman)lardan geldim,
Ruhuma katar gibi gel bir sarılayım sana.

Fakat Asılmış yüzün.
Ne‘n eksik Allah bilir,
Belki hiç görmediğin anneni özlemişsindir,
Elâ gözlerine sinmiş gibi şu ök’süz hüzün...

Ama Üzülme,
Bak kümesine şu bulutların,
Saçında çiçekler,
Eteğinde top güller ,
Hala çimene basıyorsa yalın ayakların;
Hem o güller gibi gül / Hem de büyüme sakın!

Hayal bu ya,
Bir bakmışsın annen çıkıvermiş bir sabah
O durduğun sokağın köşe başından,
Seni çağırmış,
Üzerinde umut mavisinden çan çiçeği desenli hasret siyahi bir elbise,
Elinde uçan balon.

İnanmazsın,
Ben de hayal kurarım,
Rugan pabuçlarım olur,
Mor Tüllü eteklerim,
Yanağım şeker pembe
Yapılacak iş belli;

"Salıncakta uçarak bulut yakalamaca"

-Korkma canavarlardan/asla giremez parka;
Salıncaktan korkarlar-
Hem şunu da unutma,
"uçan balonlar yalnız tavandayken uyurlar. "

Sen masalları unut,
Yalancıktan şöyle de;
"Kötüler hep kazanmaz "
Ve bir kerecik olsun,
Anla
Bez bebekler ağlamaz!

Bak ne geldi aklıma,
Kapkara ışıklar söndüğü vakit
Geldiğim yerde senle Evcilik oynayalım
Annen olayım eğer bunu sen de istersen.
Aze
Yoksa kızım mı desem?

Sakın aklın kalmasın,
Baban bir ağaç diker,
Ormanın en düş yerine,
Bilir özlemek nedir,
O yüzden koşup gelir.
Bir elinde al elma,
Diğerinde çok sevdiğin,
O yemişten getirir...


Dengi Naz
Kayıt Tarihi : 29.8.2025 02:46:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Devamıdır...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mustafa Bay
    Mustafa Bay

    Ben şu "son çeyrek yüzyılı" hiç saymayacağım
    Zamandan!

    Ne salıncak gördü çocuklar çünkü
    Ne güldü ağız dolusu
    Saklambaç oynadılar boyuna

    Ölümle kol kola!

    Adının önünde rütbeler sıralanan
    Ey zulmedenler
    Asker "eskileri"

    Siz "bez bebeklerden" mi korktunuz
    Silah mı sandınız
    "Kurdeleleri"

    Hastalardan "asker"
    Açlardan ordu mu kurdular da uçaklarla
    Füzelerle
    Bombalarla saldırıyorsunuz!

    Siz ne kadar "alçaktınız!" Hatta "çukur,"
    Bir türlü yeryüzüne çıkamadınız!

    Sizi var ya
    Tükürüğü ile boğacak tarih!

    Biz de o çocukları korumaya
    Ninniler söylemeye devam edeceğiz... Karşılaşır mıyız emin değilim
    Siz belki Mars'a

    Biz dünyada, hala...

    İçimden böyle geldi Naz Hanım
    Bağışlayın
    Tebrik ile...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)