Açlık annen tarafından büyütülme
hakkını hiçe sayabilir,
Ancak öksüz kalmaktansa
yenmek göze alınabilir.
Yetimliğimi alsalar
Öksüzlüğüm kalır
Yağırnımdan ziyade
Sol yanım ağrır
Şahballım ahvale işaret eder
Bir dörtlükle Metincem ardından gider
Müfti nasıl olur da meyyit hakkı yer
Ağlasak mı bu hale gülsek mi billmem
Nev-i şahsına münhasır
bir ecza'dır
"AŞK"
yandırdığı da
-VAKİ-
kandırdığı da...
Bekleyin Akdenizliler az kaldı
Filistin bayrağındaki barış ve umudun
temsilcisi beyazlık az kaldı
Gazzeli bebeklerden damlayan kanın
Cebelitarıka varmasına az kaldı
Musluklarınızdan akan suyun
Göğün üzüldüğünü duydu bulutlar
Ciğeri tuza banık kuzusuyla koyuna
Bir çırpıda dolduruverdi yağmur
Delikli taş teknelerin hepsini suyla
Güzel, gazele bürünmüş duvar dibinde yatar.
Gün geceye, gece güne, dün bugüne,
Can tene, ceset kefene bürünür.
Kepeneğe çoban, hırkaya derviş, kabuğuna yemiş,
Tohum toprağa, tırtıl kozaya, ozan türküye bürünür.
Yusuf kuyuya, Yakup sızıya,
Kurtları boyunduruğa vurmuşlar
çakallar serbest
şakiler yol keser kolcular derdest
Dilsiz Uşak
Kollarını dışa büksen kucağına da alacak
Yalakalar yüzünden işsiz kaldı kalacak...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!