Vaz geç takılıp gitmekten çıkışsız düşler arkasına
Çözülür bir gün güzelim bu düğüm kendiliğinden.
Hep böyle bürünürsek ye'sin dikenli libâsına
Kalır mı farkımız hâtıraların en siliğinden...
Ahmet KÖKEN
AH BU MEDYA VAR YA…
“Kalem ehli” hak yolundan saparsa
Karaya “ak” der mi? Der yemin olsun!
Hele bir de pastadan pay kaparsa
Ne taklalar atar gör yemin olsun!
gençtim desem
sanki biraz fazlaydı
çocuktum desem
yüzümde sivilceler vardı
kuşlar yuvalarına
insanlar rüyalarına döndüğünde
Bir çocuk, bir kervan, bir bulut
Ve Rahip Bahira…
Bir mühür, bir müjde, bir umut
Ve Hira…
Uzlet ve tefekkür
Cebrail ve Kitap
Yıllar var ki ışımaz efkârlı gecelerim
Tütünümle ısınır hep karlı gecelerim
Bıktım,usandım Tanrı'm rastgele yaşamaktan
Beni perişan etti tekrarlı gecelerim...
Çağırsak gelir mi ki o yağmurlu sabahlar
Tükenir mi ki bir gün çekilen bunca ahlar
'Ölüme beraberce gideceğiz' demiştin
Yola çıkmamız için daha nanca sabah var? ...
Ahmet KÖKEN
Geçmiş ve geleceği henüz ayıramazken
'Gençler ümitleriyle yaşar'dediler bana.
Benim olan her şeyi aldılar da elimden
Sonra
'-Ölür! ' der gibi
'-Yaşar! 'dediler bana...
Bir hançerdin, saplandın yüreğime ansızın
Sevgim kılıftır sana, sevgine sevgimdir kın
Vuslat belki yakında belki çok uzaklarda
Kınını delme sakın, kınını delme sakın…
SENDEN KALAN
Bin ümit bin hasret bekledim seni
Belki bir gün çıkıp gelirsin diye
Dediler:“Düşünme yitip gideni.”
Istırapmış senden kalan hediye…
“Ağla” dememiştim O’na
“Ağlat” da dememiştim.
“Susma! “demiştim
“Susma! ”
“Konuş! ”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!