Mor gecelerin kalbinden
Sıcak şarkılar akar
Sevgilerin yandığı yerde
Sabırsız sözcükler patlar
Kanayan mavide durmaksızın
engin denizlerinde Türkçe’nin
kayboldum kanat çırparak
yaratmanın ufkunda çoğala çoğala
türkü taşıdım sonsuzluğuna sevgilerin
derin sularında suskunluğun
şiir, gizemli bir güzelliktir
sevgiyi emekte süzmektir
gizli güzelliği bulma
ve yeniden yaratmadır
o, büyülü bir ses
çok renkli bir ahenktir
Sevgilim,
Bu, sana son seslenişim
Sözcüklere yüklediğim duygularım,
Beyaz güllerin dolgun dudaklarıyla
Nasıl da ıslanıyor öyle.
Sergiledin yüreğini emeğin
Güneşin sofrasında
Ölümsüz şiirler yarattın
Evrensel aşklar içinde
Özlemi umuda ektin sabırla…
sen ey gizemli ağaç
yırt çarşafını kara bulutların
yüksel maviliklere
arayıp bulacak seni
suskun yürüyen sevgim
sendedir
Kalbinde kıvranan sır
Işığıdır aşkın
Kızıl tutkular
Gülümsemenden gelir
Karanfil sevgi seli
Zamansız bir yok edici,
Gelip dur derse,
Sol göğsündeki santrale,
Sen, hep hazır tut yüreğini o büyük güne...
Unutma gülüm,
Hain bir çekirdeğin ucundadır ölüm
Şiirin kalbi patladı
Dipsiz bir kuyuda kaldı insanlık
Madenlerin koynunda
Ezilen yüzlerce yürek
Milyonlarca hıçkırık oldu
Güneşin çocukları, düştüler toprağa korkusuz,
Ölüm, ayrılık rüzgârı değil, bir sevdalı gülüştü.
Düştüler toprağa, el ele, kucak kucağa,
Yüreklerde çoğaldılar ölümsüz.
Ölmediler onlar, güneşin çocukları ölmez ki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!