Hayatıma İstanbul'da gözlerimi açtım. Haraketli ve etrafımda bulunan herşey ile ilgilenen bir çocuktum. Evimizde bahçe vardı ve çoğu zaman ağaçlara, yapraklara bakar ve kağıda onlar ile ilgili anlamlı anlamsız şiirler, düz yazılar yazardım. İşte bu şiir sevdalığı içimde bulunan tafsir çabası etrafında filizlendi. Her ne kadar lise çağlarına kadar bu güzelim yeteneğin farkına varamsam da en sonunda ufak başarılar sayesinde artık bu işe olan sevgimin ve bağlılığımın arttığını fark ettim. Genellikle duygulu zamanlarımda benimle olan kalemim aslında bana hep umut oldu. Sıkıldığım usandığım anlarda elime geçen fırsatı şiir yazarak değerlendirdiğimde aslında ne kadar mutlu olduğumu fark ettim. Şu an 17 yaşında daha hayatı anlamlandıramamış bir haldeyim ve yazıyorum, yaşım 30 olsa da yazacağım 70 olsa da. Çünkü yazar söylenecek bir şeyi olduğuna inanan kişidir. Ömrüm boyu söylenecek sözüm tükenmeyecektir.
Eserleri
Onulmaz Yara
Çiziyorum Aşkımı Buğulu Bir Cama
Senin Adın Hürriyet
Sevdanın Yelleri
Sendin Benim İçin Özel
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!