Mine'ş-şakiyyi ilâ meni'l-visâlu bihî mustahîl.
Kûn nidasıyla yıkıldı gönlüm sarayı
Kalbim eteğin burçlarında yangın...
Münzevi telaşlarım gül kurusu
Erteli vuslat kalbimde sancıyan güz
Vakfettikçe süruruna intizarımı
İstihkam hicranlar muştulandı felahıma
Ey cihad-ı ekber yanım..!
İzdivacı yok ruhum ile ruhunun
Menzilsiz nifaktır içimde bu hüsranı sükût...
İstila baharında filizlendi firak rayihası
Namzetlik kırık kuş kanadı....
Kırağı vurgunu evveli saçlarımda saba yelleri
Yek kum tanesinde sırlı cam sarayım viran
Hiçlik teferruatında tebessümlerine heba ettikçe sürur yanımı
Mücbir zabıtlar kardım kirpiklerimden asumana
Gönlüm kâimi..!
Yokluğun arifesinde kefenler biçtikçe ruhuma
Kül dokunuşlarından közlendi hasretim...
Dolmadı miadı karınca haykırışlarımın
Gönlüm zatında ismin vaveyladan kor...
Değdikçe nazarın mülk-i cihanıma
İstiflendi kirpiklerime zehir ve hor
Çile saadetinde haşr oldukça
Dağıldı kabahat lütfunda gönlüm astarı
Ey ırak teselli mihrabım..!
Kır artık kalemimi bitsin bu devran-ı sûr
Zira ne nâr gerek bana ne de sensiz nur...
Zerre zerre döküldü sırrım
Aşikâr oldu hicran-ı lügat..
Lâl oldu sitemim, sükûta büründü her sıfat
Yıkık bir mabet gibi durur içimde bu heyhat!
Ey mühürlü zayiat..!
Zerreye sığdı cihan, bende bitti kâinat
Ne vuslatın gölgesi kaldı ne de bir vaat
Yandım da küllerimden doğdu o en büyük vukuat...
Kırıldı vuslatın mührü çürüdü benliğim
Müebbet bir ah bıraktım avuçlarımdan kemiklerine kalbinin...
Sıyrıldım hiçlikten, kalmadı bende "ben"den bir eser,
Hükmünü yitirdi artık bu gam ve keder
Mihrabı yıkık gönlümde, son nefestir bu en mukaddes sefer
Ey vuslatı muhal..!
Tükendi kelam, bitti heves
Zira ne nâr gerek bana
Ne de sensiz doğacak o yalancı seher...
Sığmadı sükûtum ne arşa ne de viranı arza,
Canhıraş şekvalar bıraktım o nâmütenâhi enkaza...
Karış karış çöktü dağlarım
Çekildi damarlarımdan o hırçın nehir
Sinsice süzüldü ruhuma, şifa bildiğim o tatlı zehir
Artık ne mekân kâr eder bana, ne de bu fani şehir
Ey yek kirpiğin teli ömre bedel, vuslatı tehir!
Gize büründü varlığım
Cürmümde aşikâr olan tecellin...
Derdest makamında bakışlarımda mülteci ağıtlar
Hicranı saadette vuslatın hayali kabir...
Ne bir nam kaldı benden
Ne de lisanlarda gizli ve aşikâr feryat,
Çekildi ruhumun fırtınası
Dindi azabı memat
Gömüldüm kendi gurbetime
Bitti vaveyladan hat
Ey kalbim zihninde rüya..!
Ne bir renk kaldı
Ne de bir zannı viran
Bir nefeslik sızıymış meğer bu koca mülk-i cihan
Artık ne adım anılsın
Ne de benden kalsın bir iz bir nişan
Zira ben bu yangından geçtim
Gayrısı ilahi bir ferman...
20260302
23:23
Hâzihi’ş-şekvâ hiye istihâletu nisyânik.
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 08:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!