AY YÜZLÜ MARIA
Seni gördüğüm göreli
dünya yerinden oynadı
başka bir iklime çekildim
ay yüzlü Maria.
Güneş değdi alnıma,
hangi yöne baksam
senin nefesin
Ufkumu kaplayan bir sır gibisin,
Maria,
hangi çağdan geldin sen
İncir ağaçları sükûta geçer,
cennet kuşları orada ötüşür;
İzmir’in kavakları
bir eski türküyü fısıldar.
Dağlarinda gelincikler açmış,
bahçelerde sarı laleler;
köprülerin üstünde
kırlangıçlar daireler çizerek
zamanın içinde.
Bir harabat yolcusuyum şimdi,
derbeder ama uyanık;
endamını bir çardak altında
Suskunluğun diliyle seyrettim.
Ah Maria hiç görmeyeyim
Mecnun muyum, bilmem,
yoksa aklın eşiğinde bir yolcu mu?
Belki Ferhat’ım,
ellerimde kazma,
önümde katı bir kader.
Bekle biraz,
taş delininceye dek;
nasır bağladı avuçlarım,
her vuruşta
kalbim yarıldı
O vakit,
mah yüzünü
örtüsüz görebilir miyim?
Yüzünü kalbime yazdım;
gözlerim kapanınca,
belki gönlümün aynasında
seni seyrederim
Ah Maria Ah!....
Rasih Hacıkadiroğlu
Kayıt Tarihi : 1.1.2026 21:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Mona rozayi okudun içim den bu şiir geldi




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!