Bütün aşklar hüzün taşır içinde..Ayrılığın olmadığı bir aşk düşünmedim hiç…Sevgiyi büyüten şeyin özlemekten geçtiğini küçük bir çocuğun gelişip olgunlaşması gibi özledikçe olgunlaştığını ve gerçek menziline ancak bu yolla ulaştığını söylerim hep..Maalesef teknolojinin gelişimiyle birlikte sevgilerin büyüme sürecinin erozyona uğradığı bir çağdır yaşadığımız yüzyıl..Bu açıdan bakarsak sen, ben yada bir başkası..Çocukluk aşklarının arasında sıkışıp kalmış, büyümeye çalışan insanlar gibiyiz diyorum kendimce.
İşte bu zamanda aşk’ı bulmak zor dememin sebeplerinden biri de bu..Bir çoğumuz; bu, kelimelerle tarif edilemeyen duyguyu belki de tam manasıyla hiç yaşayamadan ölüp gidiyoruz birer birer…Onu büyütecek fırsat tanımadığımız için, soluklanmasına meydan vermeden üzerine çullandığımız, iliklerine kadar sömürdüğümüz, posasını çıkarıncaya kadar üzerinde zıpladığımız için..
Öyle ki zamanımızda artık şehirlerin, ülkelerin ve hatta kıtaların dahi araya girmesi, özlemenin önünde bir engel teşkil etmiyor..Küçük bir elektronik aletin içinden bir saniye sonra sevdiğimizi söylediğimiz kişinin sesine ve hatta görüntüsüne ulaşmak hiç de zor bir şey değil…Telefona bıraktığımız bir “seni çok özledim” mesajı, karşı tarafın bize duyduğu özlemi törpülemesine yetebiliyor…Okurken duyulan bir rahatlama, “beni düşünüyor” aldatmacası, “ben de canım” karşılaması ve gündelik işlere devam…
Ve bunlar öylesine hızlı öylesine yoğun ve öylesine sıradan rutin olaylar haline geliyor ki, hangisi Aşk, hangisi değil ayrım yapmak neredeyse imkansızlaşıyor..
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Hiç bitmesin istedim okuduğum bu tarif....yaşarmışcasına dokundu ışık görmeyen acılarıma.Sakındım her gözden,dile düşmesinden aşkı.Hep taze olsun istedim sürgünlerim....kırılmasın bir gece yarısı.
'Bilmek değil, bazen hatırlamak ve hatta hiç unutmamayı başarabilmektir dudaklarındaki ıslaklığın tadını…'
Nedir bu bir tür efsun mu?Okuyucuyu al-aşağı etmek mi?Kaç kitap yazar insan bu tarife.
Yetmemiş kalanları devirmiş bu cümle..
'Giderken kanamaktı belki de, ayaz Rüzgarlar değerken bakışlarına, inadına…İnadına yürek yangınları taşımak, yanmaktı'
Rasgele...
Deniz çok güzel..yine çok güzel...
sevgimle.
Mehtap
Çok uzun yarısında bıraktım bu bir itiraf dilekcesi gibi.Sevmek el sallamak bu cümle güzeldi.
tebrikler
Kerem Kayar
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta