Adıyaman’dan değil ben Kayseriliyim!
Geçmişimde gelmiştim o topraklara,
Akdeniz’in havası nemli oraklarla
Biçtikçe ten kavuran aşkın yerlisiyim
Konuşunca buraya torpil yeri derler,
Memur güney doğuda çıksın bura diler,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ELLERİN,ZE SAGLIK ÇOK GÜZEL 10 PUAN
Tebrikler! Çok güzel. Bilirim menzili, orada efendimizin torunları var!
menzil de maneviyat menzilde huzur....:) dileriz herkes menziline kavuşur...
O Nemrut dağı ki... Tarihi ve kalıntıları,
Sabah güneşinin delince alacakaranlığı,
Bakınca manzarasından ne harika seyir!
NEMRUT dağı.. evet güzel ve sadece bilinen tarihiyle zengin bir yer
Ya bilinmeyenler..Adem(A.S.[)den sonra NUH A S vasıtasıyla ikinci kul çoğalmasının olduğu yer.
kutlarım
allah hepimize menzili görmeyi nasip etsin.elinize yürenğinize sağlık
Allah CC kuluna istemeyi verdiyse inş... istediğinide verir... Rabbim CC umduğunuza Nail eylesin... Elinize yüreğinize sağlık
Çok hoş dizeler, ancak böyle tasvir edilebilirdi tebrikler üstad.
hemşerim adıyaman şiirin çok güzel olmuş ben kayseriliyim ama nişanlım adıyamanlı bende oralı sayılırım.yüreğinesağlık başarılar dilerim
Ne güzel anlatmışsınız nur akan şehri....Önce yüreğiniz akmış dizelere sonra okuyanlara...Yürek güzeli görünce görsün ister sevdikleri...Teşekkürler...Saygılar...
Aşkıyla Sarhoşum
Dalga dalga mehtap baktım yüzüne,
Bu gün ben bir hoşum deyme keyfime.
Tılsımlı tebessüm daldım hüzüne,
Aşkıyla sarhoşum deyme keyfime.
Nakış nakış ruhum nazar bitince,
Son buldu seherde horoz ötünce,
Çorbalar dualı kaşık atınca,
Kendime gelmişim deyme keyfime.
Edep büklüm büklüm vefa yerinde,
Şeytan esir olmuş yok içlerinde,
Çaylarda demlenmiş içtim serinde,
Ruhumla doymuşum deyme keyfime.
Bu nasıl güzellik gelgelli töre
Sahabe bakışlı ermişler sırra
İstikbal burdadır burda tek çare
Âşıklar bulmuşum deyme keyfime.
Bu dünya fanidir faniler duyun!
Köpükten saltanat sırlı bir oyun,
Kadem bastım sırra değişti huyum,
Ölmeden ölmüşüm deyme keyfime.
Mahşer uğultusu gelmez gülmeye,
Öldürdüm ölümü geldim ölmeye,
Yeterki kul hakkı Ömer gelmeye,
Helâllık almışım deyme keyfime.
2004 Bursa
http://www.omerekincimicingirt.com
Kafiyeler çilesiz kalemlerde kir, vicdanın sedasıysa şiirdir şiir.Ö. E. Micingirt
Ömer Ekinci Micingirt
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta