Acil Serviste Doktor
Gece, hastanenin camına çarpar
ışıklar titrer, saatler utanır.
Acil serviste zaman
ne ilerler ne durur,
sadece kanar.
Bir sedye girer içeri,
arkasından bir hayat yarım.
Biri “dayan” der,
biri “anne” diye susar,
biri daha adını söyleyemeden gider.
Ellerim titremez sanırlar,
oysa her damar yolunda
bir insanı kendime bağlarım.
İğnenin ucunda umut,
gözümün kenarında yorgunluk.
Bir baba bağırır koridorda,
öfkesi korkusundan büyüktür.
Bir kadın duvara çöker,
duvar da bilmez
kaçıncı kez omuz olur bu gece.
Kan kokar hava,
alkol, iyot, ter…
ve gizlice ölüm.
Her monitör sesi
kalbime atılmış bir zar gibi.
“Doktor, yaşıyor mu?”
Bu soru
dünyanın en ağır cümlesi.
Bazen cevabı taşırsın,
bazen kelimeler
seni terk eder.
Sabaha karşı
bir çay soğur masada,
bir çocuk kurtulur,
bir anne eksilir dünyadan.
Sevinçle yas
aynı odada nöbet tutar.
Kimse bilmez
bir canı geri çağırıp
sonra lavaboda
sessizce ağladığımı.
Çünkü acil serviste
ağlamak da gizlidir.
Gün doğar, önlüğümü düzeltirim.
Sokakta hayat normale döner,
ama benim içimde
bir gece daha
hiç bitmez.
Acil servis;
insanın en çıplak hâli.
Ne unvan kalır, ne kibir.
Burada herkes
sadece insandır
ve bazen bu yetmez.
Göz yaşlarına ortak oluruz....
......Zeynep Saylan....
......27/01/2026.....
Not: Süt oğlumun anlattıklarıyla yazdım
Zeynep Saylan Ayşe KuzKayıt Tarihi : 27.1.2026 00:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!