Sermaye az, kendi cambaz.
Mal alır, mal satar,
Helale haram katar,
Belki çok kârla, bel ki de az,
Müşteriler yolunacak kaz.
Kandırmak onun işi,
O, dalı goncayken eğilmiş çiçek,
Ben, beklerken yorgun düşmüş kelebek,
Dalına konmadan ömrüm bitecek,
Kırıldı konunca, dalları bir bir.
Görünce uzaktan baka kalmıştım,
İlmiyle cehle dalmış,
Düşünmeyi el almış,
Ferasetten* nasipsiz,
Eşeklik baki kalmış.
Bazıya tahsil ne ki;
Uykunun geceleri,
Şairin heceleri,
Çobanın keçeleri,*
Ve maşukun*aşığı,
Gibi sevdim seni.
Bil istedim,
Bir gün sokaklarda boş, boş gezerken,
Bir kız ta uzaktan, hey dedi gitti,
Geri dönüp, uzun, uzun bakınca,
Ayıp olmuyor mu? Bey dedi gitti.
Dedim yanıma gel, yüzünü göster,
Yeter canıma tak etti,
Al sevdanı başına çal,
Çoktan hakettin sen bunu,
Artık yalnız başına kal.
Ne ümitle sevdim seni,
Gülleri gezerken bülbül,
Baktı, bir sürü gonca gül.
Birine kondu uçarken,
Ötmeye başladı erken.
Yaşam bu, kolay değil,
Zorluk dolu her adım,
Buna değil feryadım.
Cam kırıklı yollarda yalın ayak,
Yaşanılır, hayallere sığınılarak.
Yağmur, tarlasına yağmadı çat, pat,
Güzel huylu, güzel karın,
Makul, hamaratsa yârın,
Hele bir de, varsa varın,
Her gün bir Cennettesin
Çal oyna, gül oyna.
Senede,
Sözün bağla senede,
Her gün gelemiyorsan,
Bari bir gel senede.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!