1930 yılında Bünyan’da doğdu. 1951 yılında Kayseri Teknik Lisesi’nden mezun oldu. 1952-1973 Silahlı Kuvvetlerde görev yaptı. 1976-1990 Oyak’ta çalıştı. 1990-1995 yılları arasında TRT Genel Müdürlüğü’nde idareci olarak görev yaptı ve emekli oldu.
Ayten Akay (Üçok) ile evlidir. Oğuzhan (1955) , Z. Işık (1957) , Emrah Doğu (1968) , Oktay (1968) adlarında dört çocuğu vardır. Edebiyatçılar Derneği ve İLESAM üyesidir.
İlk şiiri 1949 yılında Kayseri’de Volkan dergisinde yayınlandı. Şiir, hikaye, makale, deneme türünde eserler verdi.
Şiir ve yazılarının yer aldığı gazete ve dergiler:
Edebiyat Alemi (1953) İstanbul – Türk Sesi (1955) İstanbul – Atayol (1966) Çorlu – Özdemokrat (1957-1958) Konya - Filiz (1958-1965) Kayseri - Yelken (1956) İstanbul - Yeni Konya (1956) – Çağrı (1958-1965) – Barış Gazetesi (1988) – Ankara Ekonomik Yorum (1985-1989) – Milli Kültür (1985-1986) – Milliyet (1966) – Türkiye Yazıları (1985-1986) – Türk Yurdu (1986) – Akşam (1996) – Posta (1999) – Türk Dili (1985-2000) – Bay (1995) – Makedonya Merhaba (1995-1996) – Yeni Erciyes (1964-1966) – Ruh Dünyası (1965-1966) – Sevgi Dünyası – Oluşum – Çağdaş Eğitim – İlk Yaz (1992) – Belde (1996) – Yeditepe (1984) – Kemalist Ülkü (1995-1996) – Eylül (1989) – Littera (1995) – Duvar – Edebiyat Güncesi (1995-2000) – Bilge (1995) – Adalet – Yazı (1996) – Vakit (1996) ve adını ve zamanını anımsayamadığı bir çok gazete ve dergide yazıları ve şiirleri yayınlandı. Ansiklopedi ve antolojilerde, yazarlar ve şairler sözlüklerinde yer aldı.
Ankara’da Barış ve Ekonomik Yorum gazetelerinde köşe yazıları yazdı. Çorlu’da Atayol Gazetesi’nde sanat sayfaları düzenledi. Şiirleri bestelendi, TRT repertuarına girdi. Edebiyat Güncesi adlı dergide yazı kurulunda bulundu. TRT’nin çeşitli kanallarında kendisiyle söyleşiler yapıldı, STV ve diğer başka kanallara konuk oldu, radyo programlarına katıldı.
Eserleri
Anıların Çığlığı (1982) , Tükenişe Kadar Sevmek (1984) , Uzat Yeşiil Ellerini (1985) , Bir Şair Geçti Rüzgar (1988) , Islak Güneş (1995) , Yalnız Ağaçlar (1995) , Les Arbres Solitaires (Bu eser Prof. Dr. Cengiz Ertem tarafından Fransızca’ya çevrilerek Fransızca ve Türkçe olarak yayımlandı.) , Aynalar Gülücük Bekliyor (1988)
Erciyes’te Bir Işık – Derleme (Şair öğretmen Hamdi Üçok’un şiirleri, 1998)
Kore’de Dirilen Şehit – Tarih/Anı (Kültür ve Turizm Bakanlığı yayını, 1985)
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!