Bir güzel gördü şu iki göz, durmadı nefsi,
Bir kelâm duydu şu iki kulak, eyledi bin kesri.
Açtı gönül kapını, bize ne gerek tesfirî?
Şii, Sünni, Alevi, yetmezse çoğalt binlerce molla-î hârabeyi,
Sana sen yetersin der Râb, her Kitâb-ı âla'da.
Beni vâr edersin dersen O'na, olursun onunla her ânında.
Sırât-i o ince çizgede tescil ederse ruhuna, kalırsın sen de 70'ler makâmında.
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine




Kur'an'a ve sahih hadislere göre, Üçler, yediler, kırklar, yetmişler, üç yüzler vesaire diye manevi makamlar yoktur arkadaşım. Bu gibi manevi makamlar tasavvuf denen sapık felsefeyi kendilerine din edinenlerin uydurdukları hayali makamlardır. İslam'daki manevi makamların tamamı da Kur'an ayetlerinde münderiçtir.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta