Gökyüzü
yağmur indirmedi o gece, kar düşmedi,
dolu vurmadı toprağa.
Gökyüzü ölüm saldı.
Bombalar indi birer kara mühür gibi.
Gencecik bedenler parçalandı gecede,yerle gök çığlıkla yarıldı.
Feryat dağlara çarptı, figan sınırları aştı.
Analardı yanan,yürekleri kor tutan.
Kalpler yandı,bağırlar yandı.
O an
biz yandık,
siz yandınız,
insanlık yandı.
Kefenlere sarıldı umut,
Genç bedenler sonsuzluğa yürüdü.
Gözyaşı toprağa değdi,sel oldu,sessizce aktı.
Otuz dört can.
Otuz dört hayat.
Otuz dört beden.
Adı: Roboskî.
Ne bir isyan bilmişlerdi, ne şatafatlı bir hayat.
Bildikleri yalnızca ekmeğin yolu, aşın izi,alın terinin ağırlığıydı.
Ne renkli düşler ne cıvıl cıvıl bir yarın…
Sırtlarında gecenin ayazı, ellerinde ekmeğin umudu vardı.
Dedim ya, adı Roboskî.
Kan kokusu sindi
ekmeğe, suya, aşa.
Toprak o günden beri aynı kokar.
Kayıt Tarihi : 27.1.2019 16:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Roboski katliamına itihafen yazılmış tır




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!