Tutup fırlattılar bir bankı tepelemesine
Üstüne üstlük yaşlılığın biri bin para etmez telafisiz gecelerinde
Gözler önüne serilmiş tepsiye iki çiçek koydu
Sanki bir kız istermişcesine
Vaktiyle hesapların ardı arkası kesilmez bekçisi
Bir de onun Eskişehir'e alışamayan hesapçısı
Aşk dediğin tefeci işi
Öğretimler bugün de tatil...
Paydos verir her işçi ,
Tadına doyulamayan günler için...
Hatır küfesi dolan her ben için nefes almayan bin yaşayana ceza
Haydi binbir mezar kazalım terazide tartılmamış her bebek için
Haydi okul okuyalım bahçesinde topları birdirbir adını vurgulamak için
Bir de iyi ki Halil İbrahim var ağzında bir lokma tad almayanlar için
Nereyeydi şimdi o kaldırımın içindeki zar zor yeşilliklerin yönü?
Ne tarafa savruluyorsa o tarafa ağır ağır taşımalı yükü
Kara kedinin intikamı sanırlar
Oysa bizim uğursuzluğumuzdu o gece yaşananlar
Alacakaranlıgın hüznü çöksün diye beklerken en çok sabahları yaşananlar
Öldürdüler dirim dirim,,,
Nerde kalır bir kara kedinin uğursuzluğu
Oysa ki siyaha tapardık biz boylu boyunca
Dünya da tapardı
Bizler ışıkları yapmasak
Bir bankı geri yerine koydular hatıralarını koymayı unutup
Defne yaprağı aromatikligi bir de aranjörlerin hatalarıyla,
Bir biranın sarısıyla bir de turuncunun sakinliğiyle,,,
Fakat anılarını yerine koyamadılar artık o başka bir banktı ,
Kabullenmek lazım hemen
Kabullendik,,,
Tüm görkemiyle deniz küskünlügüne yeten bir mevsim gibi gelmek
Kulaktan kulağa sonunda nihayet yanlış ulaşan cümle bulundu
Onu da dizginlerini birleştirmediği en sevdiği atla paylaştı
Şaha kalkmak isterdi bu mevsim
Alaşağı bir hayattı onunkisi sanki bedeni ruhunu aştı
Gel gelelim düz gidelim,,,
Hiç sevmiyorum ben o bankın önündeki kızların kulesini
Restorasyonlu bir ağıttır aynı onun gibi
Salatalıklar düzgünce kesilmez,
Yavrucaklar düzgünce eğitilmez,,,
Neyleyim saçlarım uzamış
Tüm görkemiyle herkesçe bilinen yazmaların umudunu,
Yazmamaklara bağlamış,,,
Üç virgüllü umutlarımızı beş eylüllerime sallamışız
Hangisi devam ederse artık cümlemize
Bozbulanık görüş alışverişinde bulunduğumuz noktalı kişiler
Artık
Artık ,,,
Nefes bile alamıyor bir bank dolusu fâni şahsiyetler.
Ölür mü o yaz ayları kundaklanan o ev o ağaç ?
Elimde hüzünlü o çakmaklara inat birer birer söndüler
Bizden daha fazla yaşamak istercesine
Elleriyle simsiyah külleri yerle bir edercesine
Kim derdi ki ,,,
Kimin derdi ? Bu yaşanılası yangınlar
Bir solfej verir oturuşu hepimize o asrın tamirlik bankına,,,
Salkım salkım korsanlara inat birer çekirdek edasıyla ağzımızdan çıkanlar ,,,
Kimlere söylenmiş o şarkılar,,,
Kimler edalı?
İçime göç eder artık bu vakit martılar,,,
İçime göç eder,,,
Ya da üç virgüllerin ayağına düşer
En umulmadık ,
En mantıklı,
En edalı ayağına,,,
Barışcan Balcı
Kayıt Tarihi : 15.5.2025 19:23:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Devam edecek tüm cümleler nokta gibi bir bitiş anlamıyla değil,elbette virgüllerle sağlanmalıdır. Fakat bu şiirin hikâyesi ise bambaşkadır
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!