Onur BİLGE
Biz sohbetteyken bir grup arkadaş daha geldi masamıza. İhsan, Orçun, Mahir, Hasan… Arkalarından da Nazan’la Ayşe… Gemi yükünü aldı. Define, anlattıklarından ve anlatılanlardan bunalmışa benziyordu. Hele önceki olay, onu iyice örselemişti. Piposundaki kurumu masanın kenarına vurarak temizledi. Tütün paketine üç parmağını soktu:
“Bir şarkılık oldu! ” dedi ve başını mutfak tarafına çevirerek içeriye seslendi: “Aç bakayım radyoyu, Duygu! ”
“Senin zamanında radyo mu vardı, dede! Hazreti Musa bile gelmemişti. Sahi, Hazreti Âdem’in kaçıncı göbekten akrabasısın? ” diye takıldı İhsan. O bunu hep yapıyordu.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Beynine sınır yok; yaz, çiz, karala! ..
Herkes yaraladı,sende yaralal.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta