Akmayan yaşlarla sıcacık yüzün; yavrum, bugün seni pek üzgün gördüm. Gözünde bir küçük noktadır hüzün, Neşeni ne bugün, ne de dün gördüm. Eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun, Birikmiş sulardan daha durgunsun, Görünmez bıçakla içten vurgunsun, Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm. Geçti bir cenaze peşinde ömrüm; Bilemem, vardığın neresi, bugün? Her gün yürüdüğün kadar yürüdün, Arkasından kendi ölünün; gördüm.
Necip Fazıl Kısakürek
Kadın
Kalıp değil bir fikir... Elmas sorguçlu fakir; Açıkta sırrı bakir; Kadın...
Çölde kaçan bir serap; Yönü kementli mihrap... Madeni som ıstırap; Kadın...
Dipsiz hasrete tuzak; En yakınken en uzak.... Tadı zehrinde erzak; Kadın...
Bir işaret, bir misal; Ayrılık remzi visal... Allah'a yol bir timsal; Kadın...
Necip Fazıl Kısakürek
YAKARIŞ
Allahım! ! ! Benim senden niyazım: Beni, ''ben'den ayır, senden ayırma. Nağmesi ''Aşk'' olan bir içli sazım Sesimi sen işit, ele duyurma.
Uy,dedin emrime,ben öyle uydum, Ezeli sırrını yürekten duydum, Başımı şevk ile yoluna koydum, Beni bu ışıklı yoldan ayırma.
Maddeden uzağım,hırstan beriyim, Ne bir yığın kemik,ne bir deriyim, bir gönül bendesi,bir aşk eriyim, Katına yöneldim,geri çevirme.
Ne yapsan, ''Lehül-Hamd'' der de susarım, Her derdini öper, bağrıma basarım Halk katında, hoş olsa da âsârım, Kör nefsimi vesveseye doyurma.
Her dem istiğrakta, tesbihde dilim, Gözümde ışıksın, kafamda bilim. ''Beka Billâh'' benim en son menzilim. İpliğimi masivada eğirme.
Aşk ile arındı dinmeyen acım, Aşk benim başımda ölümsüz tâcım. Ben sana müştakım, sana muhtacım, Beni senden uzak yerde kayırma.
Nefis kalesini sensiz yaramam, Gel demesen zinhar sana varamam, Sen var iken başka nesne aramam, Saf külümü yâd eliyle savurma.
Gönül ''Enel Hak''ta Mansur'dan yana, Yolunda ölürsem,ne minnet cana. Rabbim N'olur, artık âşık kuluna ''Yürü'' de de başka ferman buyurma...
Aynadaki Hayalime
Akmayan yaşlarla sıcacık yüzün;
yavrum, bugün seni pek üzgün gördüm.
Gözünde bir küçük noktadır hüzün,
Neşeni ne bugün, ne de dün gördüm.
Eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun,
Birikmiş sulardan daha durgunsun,
Görünmez bıçakla içten vurgunsun,
Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.
Geçti bir cenaze peşinde ömrüm;
Bilemem, vardığın neresi, bugün?
Her gün yürüdüğün kadar yürüdün,
Arkasından kendi ölünün; gördüm.
Necip Fazıl Kısakürek
Kadın
Kalıp değil bir fikir...
Elmas sorguçlu fakir;
Açıkta sırrı bakir;
Kadın...
Çölde kaçan bir serap;
Yönü kementli mihrap...
Madeni som ıstırap;
Kadın...
Dipsiz hasrete tuzak;
En yakınken en uzak....
Tadı zehrinde erzak;
Kadın...
Bir işaret, bir misal;
Ayrılık remzi visal...
Allah'a yol bir timsal;
Kadın...
Necip Fazıl Kısakürek
YAKARIŞ
Allahım! ! !
Benim senden niyazım:
Beni, ''ben'den ayır, senden ayırma.
Nağmesi ''Aşk'' olan bir içli sazım
Sesimi sen işit, ele duyurma.
Uy,dedin emrime,ben öyle uydum,
Ezeli sırrını yürekten duydum,
Başımı şevk ile yoluna koydum,
Beni bu ışıklı yoldan ayırma.
Maddeden uzağım,hırstan beriyim,
Ne bir yığın kemik,ne bir deriyim,
bir gönül bendesi,bir aşk eriyim,
Katına yöneldim,geri çevirme.
Ne yapsan, ''Lehül-Hamd'' der de susarım,
Her derdini öper, bağrıma basarım
Halk katında, hoş olsa da âsârım,
Kör nefsimi vesveseye doyurma.
Her dem istiğrakta, tesbihde dilim,
Gözümde ışıksın, kafamda bilim.
''Beka Billâh'' benim en son menzilim.
İpliğimi masivada eğirme.
Aşk ile arındı dinmeyen acım,
Aşk benim başımda ölümsüz tâcım.
Ben sana müştakım, sana muhtacım,
Beni senden uzak yerde kayırma.
Nefis kalesini sensiz yaramam,
Gel demesen zinhar sana varamam,
Sen var iken başka nesne aramam,
Saf külümü yâd eliyle savurma.
Gönül ''Enel Hak''ta Mansur'dan yana,
Yolunda ölürsem,ne minnet cana.
Rabbim N'olur, artık âşık kuluna
''Yürü'' de de başka ferman buyurma...