Damla Yılmaz - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı

Karşımıza erken çıkmış insanları yolun dışına sürerken; bir gün geri dönüp, onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?

Hayat her zaman cömert davranmaz bize. Tersine, çoğu kez zalimdir. Her zaman aynı fırsatları sunmaz. Toyluk zamanlarını ödetir, hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün…

Bir akşam üstü yanımızda kimsecikler olmaz; ya da olması gerekenler yanımızdakiler değildir…


m. mungan

-

Hayatın içindeki boşluklar, bekleyişler ve durmalar, haddizatında boş değildirler. En az hareketler kadar doludurlar.

Ne yazık ki herkes acele içinde. Mesela durakta bekleyenler bile durmakta oldukları halde aceleyle duruyorlar. Durmak bile aceleyle yapılabiliyor. Aslında bekleyişler en acele, gelmeyişler en sabırsız.

Aslında yürümek, hareket etmek, bir şeyler yapmak, yemek yemek aceleyi, telaşı azaltıyor. Durmak en hızlısı, en yorucusu.

Keşke boşlukları istenilen manada boş bırakabilsek. Aslında boşluklar var oluşa imkan tanırlar. Sizinle benim bile ayrı ayrı varoluşumuz, aramızdaki boşluktur. Nazım, mimarlık ilmiyle şu oturduğumuz evi yaptığında duvarlar, kirişler, tavanlar yapar. Doğru! Ama asıl yaptığı bunlar değildir, şu içinde oturduğumuz oda, yani boşluktur. Resim yapanlar bilirler, boşluğa hakim olmazsanız, boşluğun arasından kendini gösterecek asıl form görünmez. Notalar aralarındaki boşluklar nedeniyle müzikal bir kaliteye ulaşılarlar. Yoksa curcuna olurdu duyduğumuz. Kalb atışlarımızın, soluk alışverişimizin sıhhatli olması için aralarında boşluklar olmalıdır.

Bizi yaşıyor kılanda ölecek olmamızdır. Hayat ölümle vardır.

nihat dağlı