Osman Uzun - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı









Ya biz, binde bir karsimiza çikan dostluk,
arkadaslik, sevgililik firsatlarini ne yapiyoruz?
Aksamüstünün bir saatinde,
yorgun gövdemizi yaslayip miril miril konusabilecegimiz,
omzumuza dolanan bir kolun,
basimizi yaslayabilecegimiz bir omzun,
belimizi kavrayan bir elin,
uzun yollara dayanikli asklarin sahibi karsimiza çiktiginda
taniyabiliyor muyuz onu, degerini biliyor,
biricikligini, benzersizligini anlayabiliyor muyuz?

Yoksa hayati sonsuz, firsatlari sayisiz sanip
kendimizi hep ilerde
birgün karsilacagimizi sandigimiz bir baskasina
bir yenisine ertelerken
hayat yanimizdan geçip gidiyor mu?

Karsimiza erken çikmis insanlari yolumuzun disina
sürerken bir gün
geri dönüp onu deliler gibi arayacagimizi hiç hesaba katiyor muyuz?
Hayat her zaman cömert davranmaz bize,
tersine çogu kez zalimdir.
her zaman ayni firsatlari sunmaz,
toyluk zamanlarini ödetir.
Hoyratça kullandigimiz arkadasliklarin,
eskitmeden yiprattigimiz dostluklarin,
savurganca harcadigimiz asklarin hazin hatirasiyla
yapayalniz kaliriz bir gün

Bir aksamüstü yanimizda kimse olmaz,
ya da olanlar olmasi gerekenler degildir.
Yildizlarin bizim için parladigini göremeyen gözlerimiz,
gün gelir hayatimizdan kayan yildizlarin gömüldügü maziye kilitlenir...

Kedilerin özel bir anini yakalamak gibidir kendi hayatimizdaki
olaganüstü anilari ve olaganüstü kisileri yakalamak.
Bazilarinin gelecekte sandiklari 'Bir gün' geçmiste kalmistir oysa;
hani su karsidan karsiya geçerken trafik isiklarinda rastladigimiz,
omzumuzun üzerinden söyle bir baktiginiz sonra da bosverip
'Nasil olsa ileride bir gün tekrar karsiama çikar'
dediginizdir.

Oysa tam da o gün bu zalim sehri terk etmistir o;

bos yere bu sokaklarda aranirsiniz...






















MUTLU OLMAK
Oturup, şöyle bir hayal alemine dalar düşünürüz
Kendimizi, evlenip bir bebeğimiz, ardından bir
başka bebeğimiz olduktan sonra bizi daha iyi bir
hayatın beklediğine inandırırız.
Sonra çocukların hala büyümediklerine kızarız ve
yeterince büyürlerse daha rahat ve mutlu
olacağımızı düşünürüz.
Daha sonra ise, gençlik çağındaki çocukların bizi
uğraştırmalarına kızarız. Deriz ki, eğer bu
devreyi atlatırlarsa, çok daha mutlu olacağız.
Kendimizin veya Eşimizin işlerinin iyi olması halinde,
Veya daha güzel bir araba aldığımız zaman, veya güzel bir
tatile çıkabilirsek, ya da emekli olursak,
yaşantımızın eksiği kalmayacağını kendimize
anlatır dururuz.
Gerçek şudur ki, daha fazla mutlu olabilmemiz için
içinde bulunduğumuz andan daha iyi bir zaman yoktur.
Eğer şimdi mutlu olmayacaksak, ne zaman olacağız? Yaşantınızda ve yaşam boyunca her zaman
bir çok şeyle mücadele edeceksiniz.
En iyisi bunu kabul etmeniz ve ne olursa olsun
mutlu olmaya karar vermenizdir.
“Mutluluk bir yoldur.”
Bu nedenle, yaşadığınız her anı bir hazine gibi yaşayın, Sizin için;
“ Zamanı, birlikte yaşayacak kadar özel olan ”
kimselerle geçirdiğinizi düşünerek
Hazinenize daha sıkı sarılın ve unutmayın ki,
“ Zaman hiç kimseyi beklemez ”.
İşte bunun için beklemekten vazgeçin,
Evinizin ya da arabanızın ödemelerinin bitmesini,
Yeni bir ev veya araba alacağınız günü,
Çocuklarınızın evden ayrılacakları günü,
Tekrar okula dönmeyi, Okuldan mezun olmayı,
10 kilo vermeyi, ya da, 10 kilo almayı, Evlenmeyi, Boşanmayı, Çocuklarınızın doğmasını, Emekli olmayı,
Yazın gelmesini,Baharı, Kışı, Güzü beklemeyin,
“Ölümünüzü beklemekten vazgeçin”!
“ Yaşam bir sınavdır “
Bizim için, Mutlu olmak için
İçinde bulunduğumuz şu andan daha uygun bir zaman yoktur.
“Mutluluk yolculuktur, gidilecek yer değil.”
Bu yüzden, sanki paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın,hiç incinmemişsiniz gibi sevinin ve
sanki hiç kimse sizi seyretmiyormuşçasına dans edin.
Birisinin gününü aydınlatmak istiyorsanız,
bu öyküyü sizin için özel olan birisine gönderin.