Ali Şahin - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı


Ali Şahin Şair Ali Şahin 1966 yılında K.Maraş in Elbistan ilçesine bağlı İğde kasabasinda dogdu.Şair ilkokulu İğde kasabasında ancak 3.cü sınıfa kadar okuyabildi. Gerek maddi gerek manevi imkansızlıktan dolayı çok sevdiği okulunu yarıda bırakmak zorunda kaldı. Ama şair okuma aşkından hiç vazgeçmedi .Şair 12 yaşında şehirler arası otobüs firmasında muavin olarak çalışmaya başladı. Tam on bir yıl çalıştığı bu firma sayesinde Türkiye nin bir çok yerini görme fırsatı buldu.1990 yılında kendi kasabasından Semra hanımla evlendi.Aynı yıl evlilik yolu ile Almanya ya gitti.Bu evlilikten Ugur,Ebru,Eda isimli 3 tane çocukları dünyaya geldi. Şair Almanya'daki bir metal fabrikasında 25 yılı aşkındır torna ustası olarak halen çalışmaktadır. Şair şiirlerinde memlekete duyduğu özlemi, çekmiş olduğu maddi sıkıntıları, vermiş olduğu hayat mücadelesini ve aşkı rengarenk işlemiştir. Şair yazı hayatına `Mevsimler geriye döner ' kitabı ile başlamaktadır İyi okumalar dileği ile... Saygılar......... İki yaşına gelinceye kadar ancak sürünmüşüm üçe yakın ayağa kalkıp yürümüşüm ALLAHA şükür hayat da kalıp ölmemişim bunlardan hiç haberim dahi olmadı tam yürüdüğümde yaşım olmuş üç babam Osmaniyeye iş için etmiş göç bir yılını geçirmiş orada çok zor güç bunlardan hiç haberim dahi olmadı yaşımı soranlara söylermişim dört babamı sarmış anam da ki bir dert dizinde kalmamış yürümeye kuvvet bunlardanda hiç haberim olmadı hatırlıyorum yaşım olunca tam beş havada cehennem gibi yakıcı bir güneş İşte o an yanmıştı benim içimde ateş babam göçü yüklemiş dönüyorduk doğduğum o garip ücra harabe yere bizi kara günlerin beklediğini bile bile çaresesiz değecekti artık mızrap tele Babamın o iç delici ağıdından belliydi yaşım olmuştu biraz altı ile yedi arası babam arardı bulamazdı ekmek parası hep kitlenirdi dostum diyenlerin kapsı yoksulluğun sefeletin kırkı kırk paraydı ilkokula başlamıştım yaş olmuştu sekiz Öğretmen vermişti kara önlüğü yakasız bazen kalemsiz bazende hiç deftersiz üçüncü sınıfı bitirdim çok şükür köyden kaçıp baba evine vermiştim son yaşıma diyorlardı kimi on bir kimisi de on hayatıma kendim buldum pusulasız yön batmadım dibi delik tekneyle deryalarda yüzdüm yaşım oluncaya kadar on yedi artık basmıştı ayaklarım yere kanı deli eserdim gönlüm olmuşdu sanki bahar yeli kurumuş dallara can verip yeşertmek için köyden ayrılalı geçmişti tam altı koca yıl babamı özlemiştim geceleri sayıklardı dil gitmek istiyordum geldim gözyaşlarını sil ama gurur denen bir engel vardı arada yaş yirmi de güzel birisine sevdalandım hiç kimsem yoktu elleri dünürcü saldım kısmet işte yüzükleri taktılar nişanlandım dünğünü nasıl yaptım bunu sormayın gitsin yaş yirmi üç eşim almanyaya istek yaptı vizem üç ay bekledik ondan sonra çıktı Vatanımdan ayrılanın zamanı geldi çattı göz yaşlarım Ankara esen boğa limanında kaldı Almanyda buldum kendimi şiirler sevdam oldu şimdi Mevsimler geriye döner isimli bu kitapta bulunan şiirlerimle şiir okumanın keyfini yaşayacaksınız Ali Şahin (Azizoğlu) DOST KALEM İNCİTMEDEN incitmeden açın dostlarım defterimi İçine yazmışım dertlerimi Açın okuyun ızdırap dolu geçen çok zor günlerimi sakın üzülmeyin hoş görün dertli yazılmış kaderimi belki birgün çok uzaktayken okursunuz dert çile nedir anlayıp nädim olursunuz belki zaman geçer birgün ölürüm işte o zaman ayrılıp mutlu olurum garibim defterim derdime ortak ızdırap dolu içindeki her yaprak Birgün bedenim olur toprak kiymetimi bilen okusun BENİ ANARAK.. MELIS MELIS Muhaneti Tanımıyorlar Almanyaya büyük umutlarla geldik. Bir nepzede olsa hayallerimizi bulduk. En azından yemeye içmeye doyduk. Çocuklarımıza rahat bir hayat sunduk. Buralara biz yokluk içinden çıkıp geldik. Çocuklar bizim gibi çekmesinler dedik. İsteklerini hemen şip deye anında yaptık. Böyle yapmakla Çocuklara iyilikmi yapıyoruz acaba Yoksa kötülükmü yapıyoruz bilmiyorum. Korkutur beni almanyada ki rahat yaşam Çocukların aklından geçmiyor Birgün darda kalırmıyız diye. Muhaneti tanımıyorlar Yoku hiç mi hiç bilmiyorlar Öğretemedim öğretmiyorlar. Analar çocuğuna kızıyor pizza yaptım yemiyor Nıkı aldım giymiyor diye. Saygı duyuyorum her ana yavrusunu düşünür Ana yüreği bu. Yalnız biraz çocuklara yoku öğretmek Muhaneti tanıtmak Gerekir diye düşünüyorum Her halde beni korkutan şey çocukluğum Bir anımı paylaşmak istiyorum Küçükken fadime teyzenin avlusunda Bir kaç cocuk oyun oynuyorduk. Avlu kapısından içeri bir teyze girdi Ve şahit oldum. Teyze. Fadime teyzeye aynen şöle diyordu Kurban olam fadimem biraz bulgur verirmisin Aş bişirim de şu garibim sevinsin Fark etmez yağı tuzu olmasın Hiç aramaz yer garibim dedi Ve fadime teyze yarım tabak bulgur verdi Teyze tabak elinde avlu kapısından çıkarken Fadime teyze. Teyzenin ardından Bir daha gelme emi bizimde kalmadı dedi. Teyze olur fadimem. Yalnız şu bulgura ızıcıkda yağ olsaydı Guru guru yemezdi garibim dedi. Fadime teyze yağımızda yok işte dedi. Teyze yağı alamadan gitti. Ben ozaman çocuktum Budurum bana Normal bir durum gibi gedi. Çünkü bende aynı şartlarda büyüyordum. Amma şimdiki aklım olsaydı Çalardım o yağı Götürürdüm teyzeye yedirsin garibine diye. Şimdi gururla anlatırdım Yağ hırsızlığını yapmış olsaydım eğer. Ogün bu gündür Aklıma takılan bir soru var cevapsız. Teyze yarım tabak bulguru O akşam yağsız pişirmiştir. O akşamın sabahına teyze Ne bulduda kahvaltı yaptırdı Acaba garibine. Bu soruyu hep kendime sorarım Amma cevabıyok. Şimdi almanyada kendi çocuğuma soruyorum Muhaneti tanırmısın yavrum diye. Yok baba tanımıyorum Kimki cevabını alıyorum O zaman şöyle söleyim belki tanırsın diyorum. Yavrucuğum Çalışmayıp yatarsan aç kalırsın. Önce ananı babanı ararsın Gitmiş olurlar bulamazsın Gider başkasının kapısını çalarsın Ekmek istersin Oda yok emkmeğimiz derse . Ozaman muhaneti tanırsın Kazandığını aynı gün yersen Dar günler için Üç beş kenara komaymazsan Dara düşünce gider başkasının Kapısını çalarsın Kapı yüzüne kapanırsa o zaman muhaneti tanırsın Dediğimde Çocuğum şöyle dedi Yine tanımadım baba Sen tanıyormusun diye sordu Bir cevap gelmedi aklıma Bede unutmuşum muhaneti Şöyle söyleyi verdim Muhanetin gahrı zordur çekilmez Düşkünün halinden hiç anlamaz Ölüyorum desen gıdım su vermez Kendi yer etrafına bakmaz Çıkarsız yaraya melhem sürmez Şıkışıp darda kalsan kör olur bakmaz Ben muhaneti böyle tanırım dedim Ononun için çalışır didinirim Kalmam muhantten geri Kurutmam anlımda akan teri Muhanete muhtaç olmamaya çalışırım Yavrum çalış didin kalma muhanetten geri Kurutma anlından akan teri Sönsün isterse gözünün feri Muhanete muhtaç olmamaya çalış. Almanya-Ali-Şahin(Elbistanlı)