Sadik Keskin - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı




Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

KOZLARLI SADIK








Resim YazısıResim YazısıResim YazısıResim YazısıResim Yazısı







Resim Yazısı





Image Hosted by ImageShack.us


Resim YazısıResim YazısıResim YazısıResim YazısıResim Yazısı


Image Hosted by ImageShack.us


Resim YazısıResim YazısıResim YazısıResim YazısıResim Yazısı





















MEMLEKET ŞİİRLERİ




MUT GÜZELLEMESİ

Gönül kurtulmuş da zembereğinden
Yayla sehil dolanıyor, hâl şaşkın.
Akgedik’ten, Sertavul’un belinden
Yağmur yağar, kar serpeler, yel coşkun.

Çoğlağı da akşam oldu, burda ikindi
Göksu, allı morlu kemer takındı.
Adıras, guruptan kına yakındı
Ilgıt ılgıt garbî eser, çal coşkun.

Kestel yaylağının öte yüzünde
Cem Sultan’a sofra yaymış öz’ünde.
Kapızında, koyağında, düzünde
Yar dibinde gürül gürül sel coşkun.

Karekşi’de gün görünmez kavaktan
Kırkpınar’da kevser akar savaktan
Gürlevik, Kumru’dan Ardıçoluk’tan
Söz etmeden duramıyor dil coşkun.

Hebire de deli gönül hebire
Yari ola yarin öger habire
Yörük kızı bişşek döğer habire
Düğün mü var çardak çatma il coşkun.

Karabelen, Eğri dağa yaslanır
Etekleri lâle sümbül süslenir
Annacından Karacoğlan seslenir
Mızrap sarhoş, parmak yorgun, tel coşkun.

Sıtkı methin eyler, düşürmez dilden
Gâhi dilden söyler gâhi gönülden
Efil efil esen Zeyker yelinden
Kekik kokar, bülbül şakir, gül coşkun.

MUT’TAN ANILAR

Gurbetteyim ben ama gönlüm Mut’a pek yakın
İşte bahar geliyor çiçeklerden taç takın
Sevdalyım Mut’uma öylesine bir tutku
Seninleyim her zaman unuttu sanma sakın.

Küllenmiş kor gibiyim için için yanarım
Söndürmeden deşecek usta bir el ararım
Sende yanıp tutuştum, kül örtünle korundum
Binbir anı dolusun, beş çınar bir pınarım.

Mağras dağı sarpçadan geyik avı yaptın mı?
Kör dekeyi görüp de bir tek kurşun attın mı?
Zemherinin birinde sulu inde bir gece
Yastık yapıp ceketi, pür üstünde yattın mı?

Bekleyenim var deyip şu Kozlara çıktın mı?
Bir dilberle güreşip yatağında yattın mı?
Sinesine baş koyup hayallerle yaşarken
Seher vakti dönüşten acı çekip bıktın mı?

Yıkılganın başında ata torba takardım
Sisten örtü giyinmiş Mut’a doğru bakardım
Zemin yeşil, gök mavi, gurup gelip geçerken
Düşünürdüm yarını, bir yenice yakardım.

Kumru pınarı deyip bir kez olsun gördün mü?
Felekten bir gün çalıp, sefasını sürdün mü?
Karamıktan şişlere et dizen bir ahunun
Saçlarını okşayıp bir tek belik ördün mü?

Göksu coşkun baharda, bozbulanık akarken
Bütün bir köy merakla, dam üstünden bakarken
Kırkyalan’dan bu yana sürdüm koca kıratı
Tehlikeler kafamda şimşek şimşek çakarken.

Yağışlı bir havada kıl çadırda yattın mı?
Bir ocağın başında bala kaymak kattın mı?
Şafak söküp tanyeri dönüşürken kızıla
Yıldızlarla dertleşip efkar alıp sattın mı?

Vefakârmış dostlarım aradılar sordular
Bir rüyadır aranış bizde hayra yordular
Selam olsun bizlerden kadirşinas beylere
Boz toprağı yeşertip şaldan çadır kurdular.

Mut

Zeyker yaylasında keklik bulunur
Avcının halini görmeli insan.
Hacıahmetli’de kilim dokunur
Renkteki uyumu görmeli insan.

Kestel kapızında geyik yetişti
Balabanlı köyü Mut’a bitişti
Sahilde kalanlar yandı da pişti
Darısekisi’ni görmeli insan.

Sertavul’un eti lezzetli olur
Şifalı Su’dan içen huzur bulur
Poyraz esince sanki bir dev solur
Manastır’a gidip görmeli insan.

Karekşi yakındır her gün gidilir
Kapısı açıktır serbest girilir
Alabalığından çokça yenilir
Hele pazar günü görmeli insan.

Beş Çınar’ın altında sular taşar
Kale Pınarı olmasa Mut yanar
Karac’oğlan, Karacakız’ı anar
Çukur’da mezarın görmeli insan.

Taşhan’da oda çok saymalı bir bir
Laal Paşa Camisi bir tarihtir
İki Türbe’si var sanki şahittir
Seyyid-i Salih’i görmeli insan.

Mut Kalesi yüksek eskidir burçlar
Sapasağlam durur hâlâ mazgallar
Kasım Bey’den kalmış koca duvarlar
Gezip de etrafı görmeli insan.

Ortaköy’de gece cümbüş kurulur
Davula tokmakla, elle vurulur
Göksu bazen coşar bazen durulur
Yılan Yuvası’nı görmeli insan

Baharı güzeldir gün erken doğar
Ağaçlara çiçekten bir kar yağar
Köy kadınları inek koyun sağar
Aşiret göçerken görmeli insan.

Yaz gelince bolluk bereket olur
Turfanda meyvenin her türü olur
Biri biter biri yeniden olur
Kaysıyı dalında görmeli insan.

Haydar’ın Çortak’ın yeşil zeytini
Çok yeriz severiz keçi eti
Gün aşıp giderken akşam vakti
Göksu kıyısında görmeli insan.

Hocantı ırmağı derinden çağlar
Nuri Sofi’sinde bir yatır ağlar
Her taraf yeşillik ne güzel bağlar
Seyregen’i gezip görmeli insan.

Gök kişi adını duyar da gitmez
Şifalı kaynaktır suyu hiç bitmez
Ne kadar övülse kelime yetmez
İlisu’da çimip görmeli insan.

Çocuklar takarlar çiçekten tacı
Köylerde erkeğe söylerler bacı
Mahras Dağı yüksek diktir yamacı
Sakız’ı Dorla’yı görmeli insan.

Kıracına nohut, çavdar ekilir
Harman biter ürün eve çekilir
Tarlalar boş kalmaz ağaç dikilir
Yeşil bahçeleri görmeli insan

Dağlarında türlü çiçekler açar
Mis gibi kokusun etrafa saçar
Ufkunda kartallar, şahinler uçar
Kekik Alanı’nı görmeli insan

Adras’da çakal, tilki, kurt vurulur
Derepazarı’nda pazar kurulur
Rüzgar esince toz duman savrulur
Beci Güzleği’ni görmeli insan.

Hastalık az olur insanı diri
İyilik sever yiğittir her biri
Dağlardaki kızılçamı, sediri
Yaylaya çıkarken görmeli insan.

Ermenek, Karaman, Silifke komşu
Meşhurdur Gülnar’ın Zeyne yokuşu
Uğursuz sayarlar öten baykuşu
Sinek Tepesi’ni görmeli insan.

Folklor ekibimiz çok güzel oynar
Davulla klarnet bir de keman var
Haba, dolak, çarık, süslü çoraplar
Sahneye çıkınca görmeli insan.

Biz Mut’luyuz mutlu doğduk anadan
Yardımcıdır bize Yüce Yaradan
Gelip de dünyanın dört bir yanından
Dört mevsimde Mut’u görmeli insan.


DOYULMUYOR YEŞİL MUT’UN

Zümrüt zümrüt dağlarına
Doyulmuyor, yeşil Mut’un,
Bahçeleri, bağlarına
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Oyunla türkülerine
Halkının el hünerine
Folklor güzelliklerine
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Dinlenmeye gel mutlaka
Ulu çınarlar altına
Kalepınar’ın suyuna
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Bol kayısı meyvesine
Şöhretinin simgesine
Her yıl bayram neşesine
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Yeşil, siyah zeytinine
Salkım salkım üzümüne
Zeytinyağ ve pekmezine
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Meşhur şekerparesine
Elması, şeftalisine
Ballı taze incirine
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Keçisine, koyununa
Peynirine ve yağına
Sıcak bulgur pilavına
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Yoğurtlu tarhanasına
Kuşlu arabaşısına
Bol ayranlı çorbasına
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Fırsat varsa uğra sen de
Karaekşi yöresine
Alabalığın etine
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Kışın dağda karlarına
Baharda mis kırlarına
Yazın buz pınarlarına
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Çık Sertavul’a, Kozlar’a
Ye kavurma, ye pirzola
Üstüne içtiğin suyna
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Göksu akar batısından
Şose geçer ortasından
Canlılığına her zaman
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.
Düşkünsen av sporuna
Git yemyeşil ormanına
Keklik ve tavşan avla
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Han, hamam ve mozaiğne
Kale, türbe, camiine
O dopdolu tarihine
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.

Halk ozanı Karacaoğlan
Yatar burda Karakız’nan
Sevdasına buram buram
Doyulmuyor, yeşil Mut’un.