Sevgi en solgun, en bitik mevsimimden geçiyor. Kahramanlık coşkusuyla dolu olan yüreğime yenilmenin kanlı bir operasını anlatır gibi sanki. Gölge gölge dolaşan adımlarım bu kez hızlı değil. Aşk romanlarından bıkmış bir hüznün doruğundayım aslında. Solgun kanatlı düşlerimin yelpazesi olan solmuş papatyalar eski bir defterin geçmişinden hesap sorarken, uçuşan yaprakların sararmış görüntüsündeki perdeye de artık inanmıyorum. Kalbim gözlerimi kapattı. Büyük fırtınalar yaşayan sessizliğim bir hançer gibi. Eski bir yalnızlıklıktan ödünç kalan sevda denilen sözcük yok artık dilimde. Hayatımı dokunaklı bir şiir gibi geride bıraktım ben. Sadece meleğimin sesi var yanımda. Alacakaranlık kıyıların öfkesiyle, yeşil mavi arası yosunlarda kaybolan denizlerde boğuluyorum. Her şeye inat gülümseyerek... Geceyarısı şarkıları söylüyorum.
Kahramanlık coşkusuyla dolu olan yüreğime yenilmenin kanlı bir operasını anlatır gibi sanki.
Gölge gölge dolaşan adımlarım bu kez hızlı değil.
Aşk romanlarından bıkmış bir hüznün doruğundayım aslında.
Solgun kanatlı düşlerimin yelpazesi olan solmuş papatyalar eski bir defterin geçmişinden hesap sorarken, uçuşan yaprakların sararmış görüntüsündeki perdeye de artık inanmıyorum.
Kalbim gözlerimi kapattı.
Büyük fırtınalar yaşayan sessizliğim bir hançer gibi.
Eski bir yalnızlıklıktan ödünç kalan sevda denilen sözcük yok artık dilimde.
Hayatımı dokunaklı bir şiir gibi geride bıraktım ben.
Sadece meleğimin sesi var yanımda.
Alacakaranlık kıyıların öfkesiyle, yeşil mavi arası yosunlarda kaybolan denizlerde boğuluyorum.
Her şeye inat gülümseyerek...
Geceyarısı şarkıları söylüyorum.