Ve bir gün öldüğümde, Bana dokundurmayı dahi layık görmediğin, Her teline dilek diye ömrümü bağladığın saçlarının kalmayacak hiçbir kıymeti Bu canla hanesine bir kurban daha ekleyecek sevda illeti
Ve bir gün öldüğümde, Bana çok gördüğün aşkın hepten öksüz kalacak Acı haberim dört kez çınlayacak kulaklarında Bir anda mevsimin değişecek, ne soğuk, ne sıcak
Sokağın başında her göründüğünde Vücut ülkemi saran boran mevsimini ancak böyle anlayacaksın Geç olacak ama yalancı, belki de utanmadan oturup ağlayacaksın
Ve bir gün öldüğümde, Yetimliğim çökecek saatlerce oturup geçmeni beklediğim kaldırım taşlarına Bakacak kimseyi bulamayacaksın Her damlasını hayatımın kaynağı saydığım gözyaşlarına Varlığınla ebedi sensizliğe mahkum etmiştin ya beni Şimdi de ben yokum, bensizliğe mahkum bir ömür yaşa
Bir tek sensizlik miydi senden yana payıma düşen? Peki neydi o, gelen sensin sanıp içinde pişen? Bekleyen ben miydim hergün aynı yerde geçişini? Yoksa sen miydin erimelerimi görmek için komutan edasıyla tören alayı düzenleyen? Erteleseydin ya geçişlerini, bekleseydin ya seni görmeden kalkıp gidişimi Senin için hiç olduğumu anlatırdı ya hani o gözucuyla bakmaların Yokum işte, hadi gel de beni anla bakalım Yokum işte, hadi gel de beni anla bakalım
Ve bir gün öldüğümde, Bekliyorumdur umuduyla boşuna pencerelere Dışarıda benden sana kalan sadece soğuk ve yetim kaldırım taşı Bilirsin, tebessümünü dahi çok gördün sana muhtaç yüreğime Kutlu olsun, şimdi vebalimi bir ömür taşı Kutlu olsun, şimdi vebalimi bir ömür taşI.