Biz düş görmüştük gülüm, biz düş görmüştük Sevgiden yana ekmekten yana Bu silikon hayatlar bu çarkıfelek cöktü omzuma
Şimdi geceler boyu hüzün vuruyor Şimdi yedi düvel zindanında kuduruyorum Şimdi hayallerimi yaktım fakirhanemde Şimdi hasretine sarılıp ısınıyorum
Yorulan hep biz olduk kırılan hep biz Kime ne ettik bitmez çilemiz Şimdi biz yenildik ha yenik düştü aşkımız Soldu gülümüz soldu gülümüz
Biz ayrılmadık can özüm Gecenin göğsüne hasretimizi koyduk Bir şehir yolumuzu kesti ekmeğimizi çaldı Kırıldı gençliğimiz umutlar tenhasında Bize bahar tadında bir hüzün ve kor ateşler içinde Bir hasret kaldı Ayrılık yenik düşmekse bu şehre Biz ayrılmadık Yenilgimiz kutlu olsun Senin canın sağ olsun Şimdi gidiyorsun git Ağlama sakın Son bir defa ellerimi tut Neler çektim unut Ayrılığı aklında tutma Sevdiğim beni unutma
Yenilgimiz kutlu olsun Olsun be canın sağ olsun
BİLDİGİN GİBİ DEĞİL
Eskiden bir adım vardı, Ümidim, feryadım vardı, Şimdi ben, o ben değilim
Yolumu bilmiyorum, Ölmüyor, gülmüyorum, Bu hayat yordu beni Bildiğin gibi değil...
Güllerim devriliyor, Gençliğim savruluyor, Bir ayaz vurdu beni Bildiğin gibi değil...
Eskiden mevsim seçerdim, Solardım; çiçek açardım, Şimdi ben, o ben değilim,
Bir nefes, bir ahım var, Bilmem ne günahım var, Vedalar sardı beni, Bildiğin gibi değil...
Şehrin en karanlık yerinde duruyorum; haydi, vur beni! .. Hiç ümidim kalmadı; tutunacak bir dalım... Başım yere eğme benim; mazlum yerine koyma. Allı-pullu düşlerim vardı oysa. Bir hayat böyle tersine dönmez; bir yiğit böyle harcanmaz. Dağlara-taşlara bağırasım geliyor. İçim yanıyor içim! Bildiğin gibi değil...
Bu, bir hikayenin bitişi midir; bu, kanlı bir veda mıdır? Bu, son savaşçının yediği kurşun; bu, son kalenin de düşüşü müdür? Dalgaların çekilişi, bayrakların yıkılışı; bu, şarkıların susuşu mudur? Ömrüm kanıyor ömrüm! Bildiğin gibi değil...
Ben bu hayata asiydim; öyle değil mi? Bir yıldız kaydı ömrümden; ben de yenildim... İşte her şeye sırtımı dönüp koşuyorum... Sarı güller kahrolsun; ıslak gözler, beyaz mendil kahrolsun! .. Kahrolsun bu kaldırım; bu nezaket, mutluluk dilekleri! .. Canım yanıyor canım! Bildiğin gibi değil...
OLMADI
Söz verdim kendime unutmak için Bambaşka bir hayat kurdum, olmadı O sessiz vedanın, o garip göçün Sebebini hayra yordum, olmadı
Dedim; olsun bu da Dünya halları Tanrı, ayrılıkla sınar kulları Ellerinle diktiğin o gülleri Kendi ellerimle kırdım, olmadı
Niye ömrüm geri dönmez eskiye Niye bu delilik, bu boşluk niye Meydan uslandırır yiğidi diye Beladan belaya girdim, olmadı
Sanki ensemde bir zehirli bıçak Bir maziden böyle kaçılır ancak Ne varsa hediyen tespihi oyuncak Çöpe attım, yaktım, kırdım olmadı
Akşam onbirde yatmayı denedim Sazımı kırıp atmayı denedim Köprüde balık tutmayı denedim Başıma ne işler sardım, olmadı
Ayşe’deki resmine hiç bakmadım O kokulu mumlardan da yakmadım Gözlerini düşlerime sokmadım Her şeyinden uzak durdum, olmadı
Bir boşlukta günümü gün eyledim Seni bir maziye sürgün eyledim Üç sene kendime yalan söyledim İşi gamsızlığa vurdum, olmadı
Gördüm; insan ölür susuz, ekmeksiz Ama gördüm insan yaşar yüreksiz Dedim; herşey yalan, herşey gereksiz Namluya bir kurşun sürdüm, olmadı
VE SEN GİDİYORSUN
Ve sen gidiyorsun Yaşananları yok sayarak Cami kapısına piç bırakırcasına Ardına bile bakmadan gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun Dünümüzü silerek Bugünümüzü kırıp dökerek Yarınımızı yok ederek gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun Sensiz olamayacağımı Yanımdayken bile seni özlediğimi Saçının bir teline dahi kıyamadığımı Bile bile gidiyorsun Ben şimdi kimin gözlerinde öleceğim Ben şimdi kimin dizlerine yatıp Kimin ellerini tutacağım Kabuslar gördüğüm Karabasanlarla sarmaş dolaş olduğum Sehpalı hazan düşlerimde Kimi uyandırıp Kimin omuzlarında ağlayacağım Senden başka kimsenin yanında Ağlayamayacağımı Bile bile gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun Kafamı duvarlara vura vura Hücre hücre parçalasam İşkencecilerin yapamadığını Yapsam kendime Kendimi içten içe yesem bitirsem Yok etsem bile Kapının önüne çıkınca gönlüm olsada yıkık Yine alnım ak yine başım dik olacağımı Sanki sen hiç gitmemişsin Sanki Hiç bir şey olmamış gibi davranacağımı Bile bile gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun Sensizlikten çıldırsam Ecelim olacağını bilsem de Sana gitme demeyeceğimi Sana yalvarmayacağımı Bile bile gidiyorsun
Velhasılı kelâm sevdiğim Uğruna ömrümü verdiğim Uğruna Gecelerimi çarmıha gerdiğim Sensiz yapamayacağımı Sensiz yaşayamayacağımı Bile bile gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun Git... Beni hayallerimle Beni terkedilmişliğimle Beni sensizlikle başbaşa bırakarak git Git artık git
Ve sen gittin Ve ben sensiz yokum Ben sensiz bitmişim Ben sensiz bir hiçim artık Ama giderken Bir şey unutmadın mı gülüm Sen Sen varya sen Sen artık Bensiz Hiç bile değilsin...
Biz düş görmüştük gülüm, biz düş görmüştük
Sevgiden yana ekmekten yana
Bu silikon hayatlar bu çarkıfelek cöktü omzuma
Şimdi geceler boyu hüzün vuruyor
Şimdi yedi düvel zindanında kuduruyorum
Şimdi hayallerimi yaktım fakirhanemde
Şimdi hasretine sarılıp ısınıyorum
Yorulan hep biz olduk kırılan hep biz
Kime ne ettik bitmez çilemiz
Şimdi biz yenildik ha yenik düştü aşkımız
Soldu gülümüz soldu gülümüz
Biz ayrılmadık can özüm
Gecenin göğsüne hasretimizi koyduk
Bir şehir yolumuzu kesti ekmeğimizi çaldı
Kırıldı gençliğimiz umutlar tenhasında
Bize bahar tadında bir hüzün ve kor ateşler içinde
Bir hasret kaldı
Ayrılık yenik düşmekse bu şehre
Biz ayrılmadık
Yenilgimiz kutlu olsun
Senin canın sağ olsun
Şimdi gidiyorsun git
Ağlama sakın
Son bir defa ellerimi tut
Neler çektim unut
Ayrılığı aklında tutma
Sevdiğim beni unutma
Yenilgimiz kutlu olsun
Olsun be canın sağ olsun
BİLDİGİN GİBİ DEĞİL
Eskiden bir adım vardı,
Ümidim, feryadım vardı,
Şimdi ben, o ben değilim
Yolumu bilmiyorum,
Ölmüyor, gülmüyorum,
Bu hayat yordu beni
Bildiğin gibi değil...
Güllerim devriliyor,
Gençliğim savruluyor,
Bir ayaz vurdu beni
Bildiğin gibi değil...
Eskiden mevsim seçerdim,
Solardım; çiçek açardım,
Şimdi ben, o ben değilim,
Bir nefes, bir ahım var,
Bilmem ne günahım var,
Vedalar sardı beni,
Bildiğin gibi değil...
Şehrin en karanlık yerinde duruyorum;
haydi, vur beni! ..
Hiç ümidim kalmadı; tutunacak bir dalım...
Başım yere eğme benim;
mazlum yerine koyma.
Allı-pullu düşlerim vardı oysa.
Bir hayat böyle tersine dönmez;
bir yiğit böyle harcanmaz.
Dağlara-taşlara bağırasım geliyor.
İçim yanıyor içim!
Bildiğin gibi değil...
Bu, bir hikayenin bitişi midir; bu,
kanlı bir veda mıdır?
Bu, son savaşçının yediği kurşun;
bu, son kalenin de düşüşü müdür?
Dalgaların çekilişi, bayrakların yıkılışı;
bu, şarkıların susuşu mudur?
Ömrüm kanıyor ömrüm!
Bildiğin gibi değil...
Ben bu hayata asiydim; öyle değil mi?
Bir yıldız kaydı ömrümden; ben de yenildim...
İşte her şeye sırtımı dönüp koşuyorum...
Sarı güller kahrolsun; ıslak gözler, beyaz mendil kahrolsun! ..
Kahrolsun bu kaldırım; bu nezaket, mutluluk dilekleri! ..
Canım yanıyor canım!
Bildiğin gibi değil...
OLMADI
Söz verdim kendime unutmak için
Bambaşka bir hayat kurdum, olmadı
O sessiz vedanın, o garip göçün
Sebebini hayra yordum, olmadı
Dedim; olsun bu da Dünya halları
Tanrı, ayrılıkla sınar kulları
Ellerinle diktiğin o gülleri
Kendi ellerimle kırdım, olmadı
Niye ömrüm geri dönmez eskiye
Niye bu delilik, bu boşluk niye
Meydan uslandırır yiğidi diye
Beladan belaya girdim, olmadı
Sanki ensemde bir zehirli bıçak
Bir maziden böyle kaçılır ancak
Ne varsa hediyen tespihi oyuncak
Çöpe attım, yaktım, kırdım olmadı
Akşam onbirde yatmayı denedim
Sazımı kırıp atmayı denedim
Köprüde balık tutmayı denedim
Başıma ne işler sardım, olmadı
Ayşe’deki resmine hiç bakmadım
O kokulu mumlardan da yakmadım
Gözlerini düşlerime sokmadım
Her şeyinden uzak durdum, olmadı
Bir boşlukta günümü gün eyledim
Seni bir maziye sürgün eyledim
Üç sene kendime yalan söyledim
İşi gamsızlığa vurdum, olmadı
Gördüm; insan ölür susuz, ekmeksiz
Ama gördüm insan yaşar yüreksiz
Dedim; herşey yalan, herşey gereksiz
Namluya bir kurşun sürdüm, olmadı
VE SEN GİDİYORSUN
Ve sen gidiyorsun
Yaşananları yok sayarak
Cami kapısına piç bırakırcasına
Ardına bile bakmadan gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun
Dünümüzü silerek
Bugünümüzü kırıp dökerek
Yarınımızı yok ederek gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun
Sensiz olamayacağımı
Yanımdayken bile seni özlediğimi
Saçının bir teline dahi kıyamadığımı
Bile bile gidiyorsun
Ben şimdi kimin gözlerinde öleceğim
Ben şimdi kimin dizlerine yatıp
Kimin ellerini tutacağım
Kabuslar gördüğüm
Karabasanlarla sarmaş dolaş olduğum
Sehpalı hazan düşlerimde
Kimi uyandırıp
Kimin omuzlarında ağlayacağım
Senden başka kimsenin yanında
Ağlayamayacağımı
Bile bile gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun
Kafamı duvarlara vura vura
Hücre hücre parçalasam
İşkencecilerin yapamadığını
Yapsam kendime
Kendimi içten içe yesem bitirsem
Yok etsem bile
Kapının önüne çıkınca gönlüm olsada yıkık
Yine alnım ak yine başım dik olacağımı
Sanki sen hiç gitmemişsin
Sanki
Hiç bir şey olmamış gibi davranacağımı
Bile bile gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun
Sensizlikten çıldırsam
Ecelim olacağını bilsem de
Sana gitme demeyeceğimi
Sana yalvarmayacağımı
Bile bile gidiyorsun
Velhasılı kelâm sevdiğim
Uğruna ömrümü verdiğim
Uğruna
Gecelerimi çarmıha gerdiğim
Sensiz yapamayacağımı
Sensiz yaşayamayacağımı
Bile bile gidiyorsun
Ve sen gidiyorsun
Git...
Beni hayallerimle
Beni terkedilmişliğimle
Beni sensizlikle başbaşa bırakarak git
Git artık git
Ve sen gittin
Ve ben sensiz yokum
Ben sensiz bitmişim
Ben sensiz bir hiçim artık
Ama giderken
Bir şey unutmadın mı gülüm
Sen
Sen varya sen
Sen artık
Bensiz
Hiç bile değilsin...