BİRLEŞİPTE DÜNYANIN EN GÜZEL ANLAMINI KAZANAN 4 HARFYER YÜZÜNÜN EN KUTSAL VARLIKLARIANNELER...! ! ! BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş:-Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.-Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.-Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.-Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.-Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:-Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok, sen onu ANNE diye çağıracaksın..ZAMANSIZ OLMADIMI ANNE...! ! ! anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
YER YÜZÜNÜN EN KUTSAL VARLIKLARIANNELER...! ! ! BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş:-Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.-Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.-Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.-Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.-Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:-Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok, sen onu ANNE diye çağıracaksın..ZAMANSIZ OLMADIMI ANNE...! ! ! anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
ANNELER...! ! ! BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş:-Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.-Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.-Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.-Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.-Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:-Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok, sen onu ANNE diye çağıracaksın..ZAMANSIZ OLMADIMI ANNE...! ! ! anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
NNELER...! ! ! BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş:-Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.-Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.-Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.-Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.-Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:-Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok, sen onu ANNE diye çağıracaksın..ZAMANSIZ OLMADIMI ANNE...! ! ! anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
NELER...! ! ! BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş:-Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.-Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.-Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.-Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.-Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:-Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok, sen onu ANNE diye çağıracaksın..ZAMANSIZ OLMADIMI ANNE...! ! ! anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
ELER...! ! ! BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş:-Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.-Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.-Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.-Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.-Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:-Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok, sen onu ANNE diye çağıracaksın..ZAMANSIZ OLMADIMI ANNE...! ! ! anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
LER...! ! ! BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş:-Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.-Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.-Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.-Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.-Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:-Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok, sen onu ANNE diye çağıracaksın..ZAMANSIZ OLMADIMI ANNE...! ! ! anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş:-Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.-Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.-Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.-Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.-Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:-Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok, sen onu ANNE diye çağıracaksın..
ZAMANSIZ OLMADIMI ANNE...! ! ! anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
anne... yorgunmusun anne yılgınmısın hayattanbıkkınmısıngözlerin ıslanmış yinedökülmüş incilerinbenmi üzdüm yoksa seni...bilirim ağırdır yükünbilirim hayat zor sanayüreğin mi yaralıkalbinmi ağrıyoruzat bana ellerini annekapatma kapılarını...Ne olursun annebana yardım et annekayboldum düşüncelerleallak bullak kafambir ışık tut bu karmaşayasendemi anne? sendemi çaresizsindeli yavrum derdin ya annesessiz artık bu yavrun suskun...bu ev benden suskun annegidişini durduramadım sanki hayaldikimse engellemedineden anne...bu hüzün çok ağırbu hüzün canımı acıtıyorbelki gülüyorum ama yalancıo da sahte annebütün yüzler gibineden anneneden herkez yalancıbir o vardı dürüst bildiğimgidişini engelleyemediğimbilmezden geldiğinaslında seninde istemediğindur diyemedin sende anneecel duymadı sesimikoparıp aldı güneşimiartık susma vaktisusuyorum anne...... BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
BİLİYORMUSUN SEN GİTTİKTEN SONRA HER ŞEY SOLDU Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, AnneDÜZENLEYEN §€®§€®i
Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi. Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. “Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi. “Bari okula sen götür” dedim. 'kızım, iş' dedi. Bende “banane dedim, ağladım. 'kızım, ekmek' dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne. Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, Anne
DÜZENLEYEN §€®§€®i