Selçuk Saraçoğlu - Hakkında Yazdığı Tanıtım Y ...

yağmurlu bir kasım gecesi


Bir kasım gecesi dolaşırken dışarıda yağmurun ışık huzmeleri arasındaki ışıltısını izlemeye koyulmuştu. Işıltının yapraklara değişindeki güzelliğe vurulmuş bir şekilde bakarken bir yandan da içinde ki dinmeyen alevlere de bir yağsa şu rahmet diyordu. Gözleri kamaşıyor gibiydi ışığın renginden... Sanki günlerdir ışığa hasret gibi bakıyordu o sokak ışığına. Kim bilir belki de yanan meşalelerin hepsi bir anda sönmüştü ve ışıksız kalmıştı gece gibi… Gözlerini bir boşluğa dikmiş öylece bakıyordu gelen geçene aldırmadan. Öylesine hoşuna gitmişti ki sanki o an dünyada sadece o ışık ve de kendisi vardı. Gözü bir şey görmüyordu. Mutlaka bir şeyleri andırdı ki öylece bakaduruyordu orda. Neleri çağrıştırmıştı ki acaba o ışıktan tayflar? Karanlığın daha da koyulaştığı bir zaman da bu ışık ona çok şey öğretebilirdi. Saçına düşen her yağmur damlasında sevinci bir kat artıyor, gözlerindeki ışıltıda iyice parlıyordu. Neden sonra gözlerini ayırdı ışıktan. Her şey halloldu gibi bir ifade vardı gözlerinde. Belki de çıkaracağı dersleri çıkarmıştı gecenin zifiriliğindeki sarı sokak lambasından. Ortalık ne kadar karanlık gibi görünse de mutlaka bir ışık bulunabilir diyordu kendince. Çünkü o şu incilerden inci sözleri hafızasına kazımıştı: “ Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde de hayır olabilir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.”o halde diyordu hiçbir şeye olduğundan fazla kıymet verilmemeli. İnsan gün gelir dostum dediğiyle düşman, düşman dediğiyle de dost olabilir.


Kasım 2005