İsmail Akbaba Antoloji.com

  • MALATYA ARGUVAN TARLACIK KÖYÜ

    11.02.2020 - 20:31

    Türklerde Ziyaret Kültürü

    Türkler, İslamiyetten önceki inanışlarında dağların,tepelerin, ağaçların, suların, göllerin ruhunun olduğuna, kutsal olduğuna inanmaktaydılar.

    Türk düşüncesinde, inancında Tanrının gökyüzünde olduğu ve dağların Tanrı’ya yaklaşmayı, erişmeyi simgelerdi bundan dolayı dağı kutsal bulurlardı. Kutsal bulunan dağların ziyaret edilmesi ve kurban kesilmesi ile dileklerinin gerçekleşeceğine inanırlardı.


    Türkler müslüman olduktan sonra, bu inançlarını geliştirerek sürdürmüşlerdir. Anadolu’nun Türkleşmesi ve islamlaşmasında etkin görevler üslenmiş komutanlar, bilim adamları, Horasan erenleri adı verilen nefsinden arınmış, Ahmet Yesevi ekolünden gelen, Yunus Emre, Mevlana ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi kişilerin olağanüstü güçlerinin olduğu, keramet sahibi olduklarına inanırlardı. Bu kişilerin öldükten sonrada bu güçlerini devam ettirebileceklerine inanırlardı. Bu inanış kapsamında öldükten sonra anılarını yaşatmak, manevi destek bulabilmek amacı ile yatır, türbe, kümbet, tekke, ziyaret, dede mezarı gibi adlarla anılan yapılar yapara, zaman zaman ziyaretlerine gidere dileklerde bulunurlardı. Genel anlamda “ziyaret” olarak adlandırılan bu yapılarda yatanlar veli, evliya, ermiş, âlim, sofu, seyyid, şeyh, gazi, mübarek, pir, dede, baba, abdal yahut şehit gibi türlü isim ve sıfatları taşıyan, manevi gücü olan kişilerin yattığına inanıyorlardı.


    İnsanlar ziyaretlere gitmekteki amaçları, ermiş, doğaüstü gücü olduğuna inandığı kişilerin güçlerinden faydalanmak istemeleridir.

    Ziyarete gitmenin farklı bir kültürü vardır. Ziyaret alanı, ziyaretin kutsallığı dikkate alınarak temiz düzgün kıyafetlerle, tüm kalbi ile ziyarete inanarak ve ziyaretin kerametine odaklanarak gidilir. Ziyaret süresince, ziyaret amacı dışında olumsuz bir eylemde bulunulmaz.

    Ziyaretçilerin amaçları şu şekilde özetlenebilir:

    Hastalıklardan şifa bulmak:

    Canlarını, hayvanların ve mallarını görünmez kazalardan korumak.

    Yağmur yağmasını sağlamak.

    Kısmeti kapalı olan gençlerin kısmetinin açılmasına çare olmak.

    İşsizler, iş bulmak, ailevi geçimsizlikten kurtulmak, sınavlarda başarılı olmak, kötü alışkanlıklardan kurtulmak, askere veya herhangi bir nedenle aileden ayrılarak dışarı gidenlerin sağ salim dönmesini sağlamak, amaçlarını gerçekleştirmek için gidilmektedir.


    Ziyarete giden insanlar, dileklerinin gerçekleşmesi için çeşitli adakta bulunur, kurbanlar keserlerdi. Ziyaretlerde, kesilen kurbanlar pişirilerek lokma olarak ziyarete gidenlere ve çevresindeki insanlara dağıtırlardı, lokmadan olabildiğince çok kişinin nasiplenmesine gayret gösterilirdi. Ziyarette, dağıtılan lokmalarda ziyaretçilerin doyma amacı güdülmemekte, çok fazla insanın tatması (nasiplenmesi) amaçlanmaktadır. Ziyarette lokma dışında hiç bir malzeme alınmaz, götürülmez, satılmaz ve farklı amaçlar için kullanamazlardı.

  • MALATYA ARGUVAN TARLACIK KÖYÜ

    11.02.2020 - 20:26

    Demokrat Vali

    Tarihin birinde ilimize bir vali atanmış. İlimiz’de göreve başlar başlamaz, kendisini halka sevdirmek ister, projeler hazırlar uygulamaya koyar. En büyük projesi “demokrat vali” olarak halkın gönlünde yer almak ister.

    Bir gün demokrat vali daire amirleri ile toplantı yapar, projelerini anlatır. Demokrat Vali projelerini hayata geçirmek için daire amirlerinden destek ister. Demokrat Vali her daire amirinin kendi kurumlarında toplantı yaparak projelerini anlatmalarını, ilde görev yapan tüm personelin desteğinin mutlaka sağlanmasını buyurur.


    Demokrat Vali daire amirleri ile yaptığı toplantıda, konuştuğu her şey, alkışlarla onaylanır. On’larca daire amirinden bir tek itiraz gelmez, hep bir ağızdan emredesiniz efendim, emriniz olur efendim, diye karşılık bulur.

    Demokrat Vali daire amirlerini istediği her şeyi yaptırma durumuna getirdiğine inandıktan sonra projesini açıklar.

    Demokrat Vali: Arkadaşlar şimdi size projemi açıklıyorum. Her kurumdan yüzde yüz katılım bekliyorum, aksini asla kabul etmem diyor. Biz ilimizde görev yapan memurların maaşında gönüllü olarak yapılacak kesintilerle, ilimizin okul sorununa çözüm bulmak istiyoruz. Bu nedenle her memurdan her ay 20TL. kesinti yapılarak parayı banka hesabına yatırılmasını ve personel listesi ile kesinti listesini valiliğimize göndermenizi rica ediyorum, diye talimat verir.


    Arkasından arkadaşlar bu konuda herkesin katılımını mutlaka sağlamanızı rica ediyorum der. Demokrat Vali’nin son söz şu olur “Bu yardım kampanyası kesinlikle gönüllülük esasına dayalıdır, her personel ikna edilmek zorundadır.” Diye konuşmasını tamamlar.

    Toplantı biter, daire amirleri, kurumlarına gider, personelleri ile toplantı yaparlar, alınan kararları personellere iletirler. Demokrat Valinin projesi anlatıldıktan sonra mesaj olarak Demokrat Valinin son sözü personellere iletilir. “Bu yardım kampanyası, kesinlikle gönüllülük esasına dayalıdır, her personel ikna edilmek zorundadır.”


    Toplantıda projeyi desteklemek istemeyen memurlar çıkar, istenilen yardım toplanamaz. Demokrat Vali bir ay sonra tekrar toplantı yapar, daire amirlerine tekrar seslenir.

    Demokrat Vali: Ben demokrat bir insan olarak, vali olarak sizi nasıl ikna ettim ise sizde demokrat bir daire amiri olarak personellerinizi ikna edeceksiniz. Bu kampanya ya yüzde yüz destek sağlayacaksınız.

    Kurumlarında, demokrat valinin projesine tam destek sağlayamayan, vali gibi demokrat olamayan daire amirleri, çaresiz eksikleri kendi maaşlarında tamamlamak zorunda kalırlar.

    Günümüzde demokrat olamamanın cezası, ikna edilemeyen personelin, yardımını kendi cebinden ödemektir. Her daire amiri demokrat olabilseydi, tüm personel emredersiniz derdi.

    Günümüz insanının demokrat anlayışı işte böyle.

    İsmail Akbaba
    Arguvan Tarlacık Köyü

  • MALATYA ARGUVAN TARLACIK KÖYÜ

    11.02.2020 - 20:23


    Oğlunu Ağanın Mezarının Yanına Gömdük

    Ağalığın, beyliğin, şeyhliğin çok muteber olduğu, savaş döneminde, erkeklerin savaş alanlarında şehit olduğu, köyde erkek nüfusun az olduğu bir dönemde, dul Ayşe kadının oğlu rahmetli olur.

    Köy halkı toplanır, Çevre köylerden insanlar cenaze törenine katılmak, cenazeye karşı son görevlerini yapmak için cenaze evine gelirler.

    Cenaze yıkanır, musalla taşına konur. İmam cenaze namazını kıldırır, helallik alınır, cenazenin defin işlemi yapılır. Cenaze defnedildikten sonra halk köye dönmeye başlarlarlar.

    Merhumun annesi Ayşe kadın, feryat figen eder, ağlar, dövünür. Köylü merhumun annesini teselli etmekte zorlanır.

    Cenaze törenine katılan vatandaşlardan Ahmet efendi, merhumun annesine yaklaşarak teselli etmeye çalışır.

    -Teyze ağlama ne yapalım, Allah rahmet eylesin, Allah sabırlar versin der.

    Ancak kadın ağlamaya devam eder.

    -Ahmet efendi, Ayşe kadına yaklaşarak “oğlunu, ağanın mezarının yanına gömdük daha ne istiyorsun.” Diye teselli eder.

    İsmail Akbaba
    Arguvan Tarlacık Köyü

Toplam 6 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR