Zindanda Duran Şiiri - Gökhan Sarıkaya

Gökhan Sarıkaya
9

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Zindanda Duran

Kötü bir küfrün özgürlük rüyasında
belleğin ihanet senfonisi çalarken.
Geçerdi bir gölge misali kısır umutların son çaresizliği,
hatıraların tozlu eşiğinden.
Sonra,
soğuk bir hançerin keskin yüzüne dönüşürdü,
zindan da duran adamın yüzü.
Yazardı yankısını paslı harflerle
bilinci kaskatı ve zalim.
Nemli duvarların,
gıcırdayan ranzaların,
kemirilmiş hislerin yabancılığından kaçıp,
serin dağ rüzgarlarının şarkısını dinlerdi
yaşam kokan çiğ yüklü menekşelerin boynundan.
Kötünün lağım duvarlarını aşıp,
cisimsiz olanın mutlak yokluğuna kızardı.
Deşerdi onun düşsel rahmini
ağır bir hastanın gülen yenilgisiyle.
Ve unuturdu demir kapının ardından sızan ışığı.

Kötü bir küfrün özgürlük rüyasında
belleğin ihanet senfonisi çalarken,
zindan da duran adam çekilirdi göz kamaştıran karanlığının koyu maviliğine.
Akmayan bir gözyaşı
üşüyüp donardı içinde.
Bir kelebek ağır kanatlarını çırparak
gelip konardı üstüne.
Eriyip düşerdi gözyaşı,
boğulurdu zindan da duran adam.
Boğulurdu kelebek,
ömrü güne sığmadan...

Gökhan Sarıkaya
Kayıt Tarihi : 15.7.2021 14:16:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Gökhan Sarıkaya