Zilzal Şiiri - Ali İset 2

Ali İset 2
33

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Zilzal

Zilzal

-I-

Bir varlığın hiçindeyim zilzal
Gülleri kurutulmuş düşlerin;
Bin bir gecesinde,
Yıllanmış masallar gibiyim.
Ay ve güneş tutulmuş bedenimde,
Bir gizin gölgesinde saklanır gözlerim.
Aşkın kâbusları bile hayra yorulur.
Sabahlar gün yüzüme göçüverdi zilzal.

-II-

Zaman devrildi içimde ansızın,
Kum saati sular altında durgun.
Elmas hülyalar yapayalnız
Kendi kumlarında yoğrulur.
Buz gibi kuyular döküldü tepemden aşağı
Aklım gözlerimden içiverdi zilzal.
Düşünceler ateş kustuğunda beynime,
Yüreğimden kaç umman bulunur?
Samimi bir gecenin zindanında umarsız,
Karanlığa doğru inliyor sancılar.
Bir ölümün gamzesi ağlarsa ancak,
Belki iyileşir acılar.
Ölümün keskin nefesi,
Canda iz yapar mı?
Sesimi duyan var mı?

-III-

Bir sabahın izindeyim zilzal.
Buğday kadar başım dik olmasa da
Tırpan sesleri yeşilimi savurur.
Nabzımın iniltisinden dinle arabeskini.
Zembereği boşalmış sessiz bir saat gibi
Tarumar oldu, en yakın sabahlar.
Hayaller ninni söylesin segâh.
Aşkın da sevdasıyla aşkın,
Ölesiye uyusun mahmurlar.
Bir kaylule kadar uykum kaçıverdi zilzal.

-IV-

Varsın karlar yanmadan erisin şafaklara.
Varsın umutlar, yol bulsun yokuş yukarı
Yorgunlar taşlı yamaçlarda yorulur.
Hercai menekşem yardan uçuverdi zilzal.
Bir kardelen telaşı soluduğunda güneş,
Hüznümün yaylası, buzdağında kurulur
Gözyaşım içinde gizli bir kıvılcım,
Yıldızlar gibi kayıp gidiverdi zilzal.
Ateşler içinde yangın
Hem de sırılsıklam,
Sular alnımızda soğuk akar mı?
Sesimi duyan var mı?

-V-

Bir akşamın gizindeyim zilzal.
Aynada yaşanmış her suretin,
Işığı kırıldıkça dökülür anıları.
Can parçaları her yanıma savrulur.
Kalbim ellerimden düşüverdi zilzal.

-VI-

Güneşi tavanından sökülmüş biriyim.
Kendi zilzalimle zilzal,
Sonsuzluğun dışına sürülmüş gibiyim.
Kalbimde ahenksiz şehirler kurulur.
Dudağımda kurur hüzün yüklü heyelan
Böylesi bir kıyametin
Mahşeri ne zaman kurulur?
Helezonlar vakumladı ruhumda olanı.
Bu yüzden is kokuyor nefesim.
Her derinlik kendi tuzunda kavrulur.
Üstüme üstüme yürüdü,
Toprağın sabrından taşan okyanuslar.
Vurgun yemişim derinimden öteye.
Sahilde çığlık çığlığa söz aldı çığlıklar.
Haykırmak vardı uçurumdan aşağı.
Hıçkırığım sözümü kesiverdi zilzal.
Küçücük bir kalp,
Kocaman bir akla sığar mı?
Sesimi duyan var mı?

-VII-

Bir zamanın peşindeyim zilzal
Yıkılmışlığın merkezi kalbimdir.
Bu yüzden toz toprak gözlerim.
Artık her zilzalin rihteri,
Kalplerin ritminden sorulur
İşte zilzaller içinde saat
Ve her hâlim.
Bir de bu kanatlı yük
Her gece omuzlarımı yoğurur.
Güneşim doğudan batıverdi zilzal.
Şimdi sur sende zilzalim.
Öyle salla ki omuzlarımdan,
Gayemin kıtaları yeniden dizilsin.
Öyle titrek ki kalbimi
En şaki günahım cezbeye gelsin.
Öyle ayılt ki gerçeğimi
Aşkım aklımdan seçilsin.
Ve öyle üfle ki kıyametime,
Bedenim ruhumda dirilsin.
Belki güneş yeni bir dünya doğurur.
‘Sesimi duyan var mı?’ yı duyan var mı?
Zilzaller aklımdan geçiverdi zilzal.
Alevler güllerimi biçiverdi zilzal.
Bu mizan niyetleri tartar mı?
Sesimi duyan var mı?

-VIII-

Bir ecelin içindeyim zilzal
En temelimden sarsıldı kâinatım.
İçten yıkıldım benliğime doğru.
Tozları göğüme uçuverdi zilzal.
Sesleri duyan bulunur da…
Ey Tüm Zamanların Gaffarı!
Ey Gerçek Zilzalin Rahmanı!
Senden başka,
Kalbimizi duyan var mı?

Ali İset 2
Kayıt Tarihi : 28.11.2021 17:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ali İset 2