Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

662

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Zennehar Yılmaz

Anam kucağından uzakta kaldım Üşüyorum sanma sakın yüreğim yanar Bu vatanın toprağında ektin sen fidanımı Gözümde ürkek bakışlar vardı sen beni uğurladığında Şimdi gurur var bu dağlar inliyor ayak sesimle Rüzgarlar korkuyor can alıcı nefesimle Soğuk bir dokunuş olurda değerse göğsüme Ağlayıp dökme sakın gözyaşını Yaktı yüreğimi vatan aşkının kıpırdanışı Ağlama anam ben yaradana komşuyum Peygamberin kucağındayım sıcacık ocağımdayım Öldü sanma her adımında yanında seyrindeyim Söyle eşe dosta sevdama düştüm toprak üstüne Ben şanımı almışım kışlamdan ayrılmışım Can kardeşlerim yanımda değilim yapayalnız Söyleme sitem küfür yakışmıyor diline Mekanım cennet benim bir gün gelirim ölüme Kurmuşlardı tuzakları görmeden düştük biz Yaradan gördü beni şehitliğine aldı beni Ağlamasın babam benim gururu koydum göğsüne söyleyin Cansız beden gelip düşse de eline Anam ben ölmedim babam ben ölmedim şehit oldum gül yine…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Annem sen beni hiç ağlarken gördün mü? Annem, ama ben senin içinde kopan, Parça, parça kanatan gözyaşlarını Gördüm ben annem, ben içime ağlarken Sana kıyıp ta gösterebilir miydim gözyaşlarımı İçinde kopan parçaları hissettikçe Sana ben ağlaya bilir miydim can annem Yüzündeki bir tebessüm benim sevincim Annem senin her nefes alışın bana hayat annem Annem sen beni hiç ağlarken gördün mü? Ben senin içindeki sevdanı kaybetme ürpertisini Ben senin yavruların için kanattığın yüreğini Yalnızlığının kapkara perçemini gördüm annem Dertleri yara yapıp kanattın içine akıttın annem Annem ben seni hep ağlarken gördüm annem Dağlanmasın yüreğin ağlamasın göz nurun annem Annem sen beni hiç ağlarken gördün mü annem Ben seni ağlarken çok gördüm annem Beni ellere gelin ederken dayanamam diye Annem vedalaşmadan sessizce çekip gidişinle Ben seni ağlarken çok gördüm annem Sen beni ağlarken hiç gördün mü canim annem Ben senin içine akıttığın gözyaşlarını acılarını Parça, parça kopan kanayan yaralarını gördüm annem Sana hakkım geçemez annem helaller senin hakkın Sen hakkını helal et döktürdüğüm gözyaşları için Göremediğim kopan parçalardan ziyade Devasız dertlerin sana verdiğim yük için Sen hakkını helal et canım anam Annem ağlarken çok gördüm beni ağlarken hiç gördün mü?

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Kedere sitemim artıp gitse de Yalnızlık içimi yakıp geçse de Dost kapıları kapansa artık vız gelir Sevgiler azalıp hüzün çökse de İçimi acıtan aşk silinse de Yoksunluk korkusu artık vız gelir Çömelse dizlerim kalkamasa da Her taraf kararsa gece olsa da Günüme hasretim artık vız gelir Dostluklar körleşip görmese de Yanımdan geçenler selam kesse de Sessizlik korkusu artık vız gelir Elimi tutacak el olmasa da Başımı yaslayacak diz kalmasa da Umut trenim kaçmış olsa da Yarına koşmak artık vız gelir Bedenim yorgundur haykırışlar da Bir ses duyar hışırtılar da Kulağım sağır mı artık vız gelir Sözlerim titriyor cümle kurmaya Gözlerim yorgundur yaş akıtmaya Kaybetmek korkusu artık vız gelir

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Ardeşenli bir güzel Yaktı bu canlarımı Gözüne kurban olda Kalbine ver canini Dolasam bellerine Sevdalı kollarımı Ardeşenli bir güzel Yaktı bu canlarımı Boyları kavak yeli Gözleri var sürmeli Öyle bir güzel sevdim Vermez bana kalbini Ardeşenli bu güzelde Yaktı bu canlarımı Gözüne kurban olda Kalbine ver canini Sevdim de alamadım Kurbanın olamadım Ardeşen ilçesine Bi damat olamadım Rizeliden bir güzel Yakar bu canlarumi Özüne kurbanım da Sözüne ver canımı Ardeşen deresine Sözbirliği etmiştik Seneye buluşalım Bu yıl almadan geçti Ardeşene düğün var Kız saçında düğüm var Çözerken koklayayım Benim sende gönlüm var Ardeşenli bir güzel Yaktı bu canlarımı Gözüne kurban olda Kalbine ver canini

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Koy ver beni gideyim bir kendime geleyim Yakmıştın yüreğimi söyle nasıl unutayım Yalanın dolanın hiç bitmedi selamın Gönlümü kapatayım yaramı kanatayım Koparmış bağlarımı dünyadan hem rüyadan Kıymeti de kalmamış yol vermeyi yaradan Kefenlerimi sardın ellerinle ben nasıl dayanayım Gördüğüm rüyalardan kurtulup uyanayım Ebedi gelmez kader yüzüme gülmez keder Sevdalık işkenceymiş oldum mecnundan beter Sar ölüm kollarını varmaz sevdalık senden önce Dert bende çare sende toprak olup solayım Zehirim oldu sanki yediğim bir, bir lokmalar Soluksuz kaldım gönül bir nefes ver alayım Ölümün koynundayım zor mudur uyanayım Ha bu fani dünyanın kökünü kurutayım Dayanmaz buna canlar ben nasıl dayanmışım Sevdalık kumar imiş görmeden oynamışım Boş yere bu canımı öldürüp de gömmüşüm Ben yaşadım sanmışım yaşamadan ölmüşüm…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bir dağın başında yaşayan bir kız varmış Etrafında hiç arkadaşı yokmuş ağaçların altına gidip Ağaçlarla konuşup gece kurduğu hayalleri Ağaçlarla paylaşırdı ulaşılmaz hayaller olduğunun farkındaymış Ama bıkmadan her gece dalardı hayaline Uykuya dalarım korkusuyla gözlerini arada açardı Bu kız büyüdü, büyüdü ama sevmeyi bile hayallerinde öğrendi Çünkü bu kıza sevmeyi öğretecek kimsesi yoktu Yanında uçuk kaçık hayaller dışında evlenip Mutlu bir yuvada hayal etmişti artık Artık büyümüştü kendini sevilmeye layık bulmuyordu Çünkü ona sevgi verecek kimsesi yoktu Bir kokulu günlüğü vardı İçindeki yaşamak istediği sevgiyi o günlüğe kararlardı Hasta olurdu kimse inanmazdı İnadına numara yapıyor sanılırdı işten kaytarmak için bunu Dile getirince canım çok yanardı sancısını hep içimde yaşadım Sevenler gördü etrafında ama kavuşamadıklarını görünce yeminler etti Her gece yatarken dualar etti Allaha Kimse girmesin gönlüme ya kavuşamasam diye başını yerden kaldırmazdı Ya iki çift göz yakarsa yüreğini diye Günlerden bir gün annesi memlekete gider Bir hafta kalıp geri gelince birkaç gün sonra evde bir hazırlık telaşı başlar Kız şaşkındır ne olduğunu anlamaz ve annesine sorar? Neler oluyor annem? Annesi derki kızım seni istediler bende verdim Peki, anne bana neden sormadın der kız Annesi de buraya gitmeni istiyorum ondan sormadım der Ve kızın boynu bir anda bükülür… Ve beklenen misafirler gelir 2 resim vardır ellerinde yaşlı adam yüzükleri çıkarır takar kıza Bir kaç resim çekerler ve giderler kız şoktadır kurduğu hayallerinde bile yıkıldı Yaşamıştır. Aradan birkaç ay geçer kızın annesi yine memlekete gitmiştir. Ve bir telefon gelir şubat soğuğuydu yarın çarşıya inin der yengesine Ertesi gün olur kız yengesiyle iki metre karda ramazandı bata çıka inerler çarşıya Ve yengesiyle konuşur inene kadar ya beğenmezsem ne olacak diye Yengesi kıza derki biz çarşıya inince bir köşede bekleriz onlar gelir uzaktan bakarsın Ben sana sorarım beğendin mi beğenmedin mi diye tamam der kız ve inerler çarşıya Tam köprüden geçerken yakalanırlar arkaları sıra gelenler onlardı ve görmüşlerdir yanlarına gelirler Ve hoş geldin selamlaşma falan derken haydi yüzük almaya haydi elbise almaya der büyükler Ve kız şaşkındır bekliyor yengesinin sorusunu ve cevabı hazırlamış hayır diyecek kesinlikle olmaz diyecektir Ama her şeyi aceleye getirdiler ve kız boynu bükük kabullenmek zorunda kalır Kıyafet alınır yüzük alınır ve fotoğrafçıya gidilir üç beş resim çekilir ve herkes kendi yoluna gider… Ve bu kızın hayalleri akıp geçen Çoruh un dibine gömülür…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bir umutla nefes alışlarım başladı İlk gözümü açtığımda tozpembeydi dünyam Adımlarımı tek, tek atarken korksam da Yinede koşmak için çaba sarf ederken Birden bire büyüdüğümü çok geç fark ettim Yaşayamadım doyasıya Pişmanlıklar keşkeler hep engeller konsada, Aşılması güç olsa da… Yalnızlıklara bulandım yorulmadım bıkmadım Hep bir adım bir adım daha derken sonlardayım. Sessizlikler sarmaladı kapkara gecelerimi Uğultular bozsa da sessizliğimi, Umuda yolculuk başladı sabahlarımda Şimdi geçmişe bir bakış atarken, Terazilerde hüzünler ve sevinç gözyaşlarım Gözyaşlarımın akışında yok oluşlar başlar Gülücüklerle yeniden doğuş uyanır. Belkiler vardır beklide geçmişten bugüne, Ah, Ah keşkeler var iç çekerek sızlandığım. İlaçsız kapanmayan yaralar kaldı içimde git gide. Yok, ediyor beklileri birer, birer… Şimdi son oluşumun zafer şarabıyla baş, baş ayım Azrail karşımda son yudumumu bekler, Alıp götürmek için sonsuzluğa…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gözüm gördü dünyayı mala mülke şaşırdı Hak yolunu unuttu mala mülke bulandı Gelmez mi deli aklım başına görmez mi nurlu yolu Unut dünya malını gönlün imanla yoğrulsun Ne geldiyse başıma Kör gözüm yüzünden geldi Unuttum ahreti boşa koydum namazı bilmez idim bu dünya yalan imiş İmanla yoğrulan yürek en zengin mal imiş Yandı yüreğim aşk ile yanaşmaz gemim iman limanına Unutmuş gönlüm dünya işine dalmış Şimdi açıldı gönlüm gördü iman yolunu Kalbime nur doldu gözlerim yaşla doldu Hep yalan akmış boşa seneler imana geldi kalbim şimdi Pişmanlık eyler rabbim sen affedersin kulunu silersin günah yolumu Nurunla aydınlattın sen çoğalt iman köprümü Dinleyin güzel dostlar yalan bu dünya yalan Yüreğin huzur bulur kalbi imanla dolan Açın ellerinizi her gün kalksın duaya huzur bulsun gönüller Gelinmez tekrar dünyaya öyle bir zaman gelir haline şaşırırsın Çok pişmanlık duyarsın vakit dönmez ki geri Yüreğine iman koy unut dünya malını Etrafına iyi bak hep doyurma kendi karnını Nice kulların sofrasında ekmeği yok Gelsen de yardım eyle bu sonun dönüşü yok Rabbim duam sanadır yürekleri nurlandır Kalp pasları silinsin hepimizi affeyle Muradımızı nurdan kalbimizi pak eyle âmin...

Devamını Oku